Y. Doç. Dr. Yasemin GÜNEŞ (ÇÜTF Anesteziyoloji Anabilim Dalı)
A- GEBELİK VE LAKTASYON DÖNEMİNDE MİGREN TEDAVİSİ
Etioloji ve Klinik
Kadınların yaklaşık % 25nde görülen migren,
genellikle menstrüasyon sırasında östrojen seviyesinin hızla düşmesi ile
ilişkilidir (27). Gebelik esnasında % 70 oranında remisyon veya düzelme
göstermektedir (12, 22). Gebeliğin migrene pozitif etkisi,
gebelikte östrojen seviyesinin stabil ve yüksek seyretmesine ( östradiol
seviyesi 50-100 kat artar) bağlıdır. Gerçekte, migren tipi başağrısı
gebelik sırasında nadiren başlar (5, 22, 28). Hormona spesifik baş
ağrısı olan migren gebeliğin ilk trimestırında ortaya çıkabilir,
ancak genellikle gebeliğin geç dönemlerinde gözlenen bir tablodur (22,
28). Birçok klinisyen gebelik sırasındaki başağrısı ile karşılaşıldığında
başka nedenlerin de araştırılması gerektiğine inanır (5, 12).
İntrakraniyal patolojiler, stroke, psödotümör serebri, tümörler,
anevrizmalar, arteriovenöz malformasyonlar (AVM) ve serebral venöz tromboz başağrısına
neden olabilir (12). Kokain vb. ilaç kullanımı, anti-fosfolipid
antibody sendromu ve koryokarsinoma gibi metabolik nedenler başağrısı
yapabilir (8, 16).
Tanı
İlk trimestrda ciddi baş ağrısından şikayet eden bir
gebede ciddi bir nörolojik muayene yapılmalı ve gerekirse MRI çektirilmeli,
toksikolojik testler ve koagülasyon testleri yapılmalıdır. Ani başlayan bir
başağrısında hastanın hayatımın en kötü başağrısı şeklinde
tanımlamasında bir subaraknoid kanamanın (SAK) ekarte edilmesi gerekir (12).
Progressif olarak başağrısının artması psödotümör serebri veya
preeklampsiyi destekler. Kan basıncının artmasının yanısıra periferik ödem
ve proteinüri (triad) preeklampsi tanısını kuvvetlendirir.
Tedavi
Gebelik sırasında kullanılan birçok ilaç plasentadan geçer
ve potansiyel yan etkilere sahiptir. Bunlar teratojenite, embriyo mortalitesi,
fetal gelişme anomalileri ve perinatal etkiler şeklinde sıralanabilir.
Gebelikte migren tedavisinde yaklaşım konservatif olmalıdır. Gebelik öncesinde
migren tanısı olan olgularda fetusa minimal etki edecek bir medikasyon ve başağrısının
kontrolü ana amaç olmalıdır. Nonfarmakolojik yaklaşımlar, dinlenme ve
relaksasyon, biofeedback, belirli yiyeceklerin kesilmesi ve çevresel faktörlerin
düzeltilmesini, hastaya yeniden güveninin kazandırılması, soğuk uygulamayı
içerir (22). Fakat başağrısı genellikle bu tedaviye yanıt
vermez. Migren atağı çok ciddi ise ilaçla tedavi kaçınılmazdır.
Farmakolojik tedavi planlanıyorsa kafeinle birlikte veya tek başına
asetominofen yararlı ve etkin bir tedavi imkanı sağlar (28). Kısa
süre hidrokodon gibi ılımlı opioidlerin tek başına veya asetominofen ile
kombine olarak kullanımı çok az risk taşır. Ciddi migren atağı geçirenler
ve oral analjeziklerin yetersiz kaldığı durumlarda, hastane şartlarında
parenteral tedavi gerekebilir.
Migrenli hastada bromokriptin, ergotamin ve lityumdan kaçınılmalıdır
(22). Gebelik sırasında kullanımı ile ilgili daha fazla bilgi
elde edilene kadar sumatripran (selektif seratonin agonisti) ve diğer
triptanlar (zolmitriptan, naratriptan) yalnızca diğer tedavi stratejileri
yetersizse başvurulacak ajanlardır, laktasyonda dikkatli kullanılmaları
gerekir (22).
Aspirinin teratojenik özelliği tanımlanmamıştır (28).
Analjezik dozlarda aspirin perinatal etkiye sahip olup uterin kontraksiyonları
inhibe eder, maternal ve yeni doğan kanamasını artırır, duktus arteriosusu
daraltır. Teratojenik özelliği olmayan asetominofen aspirine tercih edilir,
laktasyon ile uyumludur (22).
Kafein 300 mg/gün altındaki dozlarda kullanıldığında
fetusda hasara neden olmaz. Tüm narkotikler kullanıldığında maternal ve
fetal bağımlılık yapabilir. Kodein ve propoksifen konjenital anormalliklere
yol açabilir. Butorphanol, hidromorfon, meperidin, metadon ve morfin
teratojenik değildir (28).
Nonsteroid antienflamatuarlar da (NSAİD) teratojenik olarak
kabul edilmemektedir. İbuprofen ve naproksenin ilk trimestrda kullanılabileceği
bildirilmektedir (22, 28). NSAİDların gebeliğin 3. trimestrında
kullanımları sınırlıdır, doğumu inhibe ederler, gebelik süresini ve
amniyotik sıvıyı azaltırlar. NSAİDlar laktasyon ile uyumlu ilaçlardır.
Sedatif hipnotikler arasında butalbital malformasyonlara yol
açmaz. Fenobarbital fetus için zararlıdır. ve laktasyon sırasında dikkatli
kullanılmalıdır. Benzodiazepinler fetus için risk oluştururlar.
Nöroleptiklerden klorpromazin, proklorperazin ve haloperidol
konjenital marformasyonlara yol açabilir. Bunlardan proklorperazin ve
metoklopramid orta dereceli dozlarda kullanılırsa bulantı için faydalı
olabilir (22, 28). Antikonvülzanlar fetus için risklidir, ancak
laktasyon ile uyumludur. Bromokriptin fetusa zarar vermez, ancak laktasyonda
kontraendikedir.
Kortikosteroidlerden prednisolon ve prednison gelişmekte
olan fetus için oldukça az risk taşır ve laktasyon ile uyumludurlar.
Ayda 3-4 kez başağrısı atağı geçirenlerde proflaktik
tedavi uygulanmalıdır. Bu amaçla oral propranolol ve metoprolol verilebilir,
yeni doğanda bradikardi, hipoglisemi gibi bulgulara yol açabileceği
unutulmamalıdır (22). Gebe olmayanlarda antidepresanlar proflaktik
tedavide yer almasına rağmen (imipramin, nortriptilin, amitriptilin) FDA tarafından
kategory Dye alınmıştır. Verapamil, nifedipin ve diltiazem gibi kalsiyum
kanal blokerleri veya 80 mg gibi düşük doz aspirin ile gebelikte etkin tedavi
sağlanabilir (12, 28).
B-GEBELİKTE BEL VE SIRT AĞRISI
Etioloji ve Klinik
Sırt ağrısı gebelik sırasında % 48-90 oranında görülür
ve % 33ünde ciddi bir problemdir. Gebelerin % 33ünde geceleri ortaya çıkar
ve uykusuzluğa yol açar (17). Etiolojisi tam olarak bilinmemektedir
(13, 17). Gebelikte görülen fizyolojik değişikliklerden lumbal
lordozun artması, sıvı retansiyonu, substans P seviyesinin azalması,
progesteron seviyesinin artması alt sırt bölgesinde olan ağrıyı kolaylaştırır.
Gebelikte görülen endokrin değişiklikler de ağrıda rol oynar. Korpus
luteumdan salınan bir polipeptid olan relaksin, pelvik eklemler ve serviks
etrafındaki ligamentlerin gevşemesine yol açar, böylelikle fetusun gelişmesini
ve vaginal doğumu kolaylaştırır. Bu gevşeklik hareket sırasındaki ağrıyı
artırabilir (6, 17).
Radiküler semptomlar sıklıkla alt sırt bögesindeki ağrılara
eşlik etmesine karşın, hernie nükleus pulposus yalnızca 1:10.000 oranında
görülür (15). Gebe kadınlarda % 53, gebe olmayanlarda ise % 54
oranında disk anomalileri bir veya daha fazla seviyededir (31).
Fetusun lumbosakral sinir üzerine basısı da radiküler semptomlara neden
olabilir (9). Dermotamal bir gerçek siyatalji yalnızca %10 kadında
görülür.
Bir grup araştırmacı tarafından, maternal yaş, gebelik sırasındaki
kilo, bebeğin ağırlığı ,daha önceki gebelik sayısı ve çocuk sayısı
ile bel ve sırt ağrısının ilişkisi araştırılmıştır. Önceki
gebelikte ağrı oluşu, genç yaş ve multiparite durumlarında ağrı geliştiği
bildirilmiştir (13, 17, 19). Kristianson ve arkadaşları 200 sağlıklı
gebeyi incelemişler ve 166 hastada değişik derecelerde ağrı saptamışlardır.
Hastaların 149unda bel ağrısı gözlenmiş ve 119 hasta ilk kez ağrıdan
şikayet etmiştir. Gebelik sırasında ağrı gelişen kadınların prevalansı
12 haftada % 19, 24 ve 36. haftalarda % 47-49 olarak saptanmıştır. İlk
trimestrda lumbal ve torasik ağrı görülürken, 3. trimestrda torasik ağrı
ön plandadır (13). Ostgaard ve arkadaşları 855 gebeyi 12 haftadan
itibaren izlemişler ve gebelik sırasında yüksek sırt ağrısı (% 10
gebede), alt bel ağrısı (% 40 gebede) ve sakroiliak ağrı (% 50 gebede)
olmak üzere üç tip ağrı tanımlamışlardır (20).
Sakroiliak bölgede lokalize ağrılar gebelikle ilerlememe gösterir
ancak, diğer iki bölgede yer alan ağrı ya azalır ya da gebelik sırasında
değişmez.
Tanı
Hastanın değerlendirilmesi doğru bir hikaye ile başlar.
Preterm gebe ve erken membran rüptürü, spontan abortus, antepartum hemoraji,
bel ağrısına neden olabilir. Ürolojik problemler (hidronefroz, pyelonefrit,
renal taş), kas iskelet sistemi hastalıkları, bakteriyel enfeksiyonlar, Tüberküloz,
ankilozan spondilit, artrit, neopalzmlar, osteoporoz, osteomalazi ve sickle cell
diğer sırt ağrısı nedenlerindendir (17). Fizik
muayenede genel bir nörolojik muayene yapılmalı ve özellikle sakroiliak
eklemler değerlendirilmelidir. Pozitif bacak kaldırma testi sakroiliak sublüksasyon
veya herniye nükleus pulposusu gösterir. Unilateral diz veya ayak bileği
refleksi kaybı veya sensoriyal veya motor kayıp lumbal kök kompresyonunu
destekler.
Bu tür bulguların değerlendirilmesinde radyolojik değişiklikler
ışık tutar. Radyografi ile fraktür, dislokasyon ve destrüktif lezyonlar tanımlanır.
Ancak, gebelik esnasında radyosyona maruz kalma konjenital anomali, mental
retardasyon ve artmış kanser riski ile birliktedr. 10 raddan az radyasyon alınmışşa
gelişme bozuklukları ve mental retardasyon gözlenmez.. MRI etkin ve güvenilir
olarak herni, enfeksiyon ve neoplazmların tanısında kullanılabilir (24,
31).
EMG ile periferik sinir lezyonları, polinöropati,
fleksopati radikülopatinin tanısında faydalıdır. Bununla birlikte özellikle
herni nükleus pulposusda tek bir sinir köküne bası varsa fals negatif EMG
elde edilebilir.
Tedavi
Gebelik esnasında ortaya çıkan sırt ve bel ağrısının
tedavi staratejisi genel anlamda evrenseldir. İyi bir postür ve egzersiz
Amerikan Obstetrik and Jinekoloji uzmanları tarafından önerilmektedir (1).
Kendine güvenin yeniden kazandırılması ve hastanın günlük aktivitesinde
değişiklikler ağrının sıklıkla tolerabl bir seviyeye gelmesine yardımcı
olur. Ağrının kontrolü zayıfsa bir fizyoterapiste ihtiyaç duyulabilir. Su
egzersizleri, masaj, soğuk veya sıcak uygulama faydalı olabilir (21).
Her ne kadar TENSin gebelikte kullanımı ile ilgili bilgiler sınırlı olsa
da ağrı özellikle bir bölgede lokalize ise TENS uygulanabilir (25).
Sakroiliak eklemin sublüksasyonunda Daly ve arkadaşları
sakroiliak eklemin rotasyonal manüplasyonu ile % 91 hastada başarılı sonuç
elde etmişlerdir (6). Yine bu ağrılarda trokhanterik kuşak ve
sakroiliak korse faydalı olabilir. Primer olarak gece problemi olan hastalarda
üçgen bir yastıkla abdomenin desteklenmesi ile Thomas ve arkadaşları 92
hastanın 57sinde uyku probleminin çözüldüğünü saptamışlardır (29).
Herniye nükleus pulposus, gebelerde nadir olarak görülmesine
karşın, radiküler semptomlarla sık karşılaşılır. Genellikle sakroiliak
eklemin sublüksasyonu ve miyofasiyal ağrılara eşlik eder. Epidural analjezi
faydalı olabilir. Epidural steroidlerin kullanımı halen tartışmalı olmasına
karşın, epidural tek doz steriodin fetus için çok az risk taşıdığı
bildirilmiştir (14).
Asetominofen minör sırt ağrılarında ilk tercih edilecek
ajandır. Gebe olmayanlarda NSAİDlar sıkça kullanılmasına rağmen,
gebelerde kullanımları tartışmalıdır. Ancak kısa süreli olarak naproksen
ve ibuprofen, düşük doz aspirin, ilk ve ikinci trimestrda kullanılabilir (3,
17). Oral veya parenteral opioid uygulamaları fetus için çok az risk taşır.
Bu nedenle ciddi ağrılarda opidler kullanılabilir ve parenteral uygulama için
hastane bakımı gerekebilir.
C-SİCKLE CELL ANEMİLİ GEBEDE AĞRI
Etiyoloji ve klinik
Sickle cell herediter geçen multisistem hastalığıdır.
Eritrositler içerisinde anormal hemoglobin varlığı kronik hemolitik anemi ve
rekürren ağrılı ataklara (% 70) neden olur (7). Sickle cell
hastalığı bulunan gebede vazookluziv krizler maternal komplikasyonlardan
olup, ağrının karekteristik paterni rekürren olması ve ani başlamasıdır (7,
23). Genellikle abdomen, göğüs, vertebra ve ekstremitelerde görülür.
Gebelik esnasında sickle cell vazooklüziv kriz üriner sistem enfeksiyonları,
preeklamsi / eklampsi, tromboflebit veya pnömoni ile alevlenme gösterir.
Klinik olarak kemik iliğinin vasküler yatağında gelişen vazooklüziv
krizler sonucu eklem veya kemik ağrıları görülür, ancak yumuşak doku ağrıları
da olabilir (7). Visseral ağrı ortak bir bulgudur ve dalak veya
karaciğerle ilişkili olabilir. Bazı hastalarda avasküler nekrozlar, bacak ülserleri
görülebilir (2). Ağrılı krizlerin şiddeti ve süresi değişiklik
göstermekle birlikte çoğu atak 3 günden 5 güne kadar uzayabilir.
Tanı
Gebelik yaşına gelene kadar sickle cell tanısı konulmuş
hastanın diğer laboratuar bulguları nonspesifiktir. Ağrılı ataklarla
seyreden tablolardan, özellikle de ciddi enfeksiyonlardan ayırıcı tanısı
yapılmalıdır.
Tedavi
Farmakolojik, non-farmakolojik ve önleyici tedavil uygulanır.
Destekleyici tedavide, hidrasyonla intravasküler volüm artışının sağlanması
ve oksijen tedavisi gerekir (18). Polimerize hemoglobin Sin azaltılması
için parsiyel exchange transfüzyon uygulanabilir. Proflaktik transfüzyon
gebelik esnasındaki ciddi sikling komplikasyonlarını azaltabilir. Hidroksiüre,
kriz sıklığını azalttığı, akut göğüs sendromunu önlediği ve kan
transfüzyonuna olan ihtiyacını azalttığı için önerilebilir ( 23).
Biofeedback'in sickle cell krizlerini ve analjezik
gereksinimini azalttığı gösterilmiştir. Fizik tedavi (egzersiz, lokal ısı
uygulaması, ekstremitenin sarılması ) yardımcı olabilir. TENS eğer ağrı
lokalize bir alanda ise faydalı olabilir (30).
Farmakolojik yaklaşımda genellikle nonopioid, opioid
analjezikler ve bunların kombinasyonları kullanılır. Hafif ağrıda
nonopioid analjezikler yeterli olabilir, ancak oral veya parenteral opioidlere
ihtiyaç duyulabilir. Asetominofen gebelik esnasında seçiebilecek ilk
nonopioid analjeziktir. NSAIDlar özellikle kemik ağrılarının kontrolünde
adjuvan olarak eklenebilir. Oral asetominofen +hidrokodon veya bir başka zayıf
ya da orta derece etkili opioid çok ciddi ağrılar için uygulanabilir.
Hospitalize edilen ciddi sickle cell ağrılarında parenteral opioid
analjezikler kullanılır. Morfin sülfat iyi tolore edilir ve ağrıyı etkin
olarak kontrol altına alır (4, 7). Fentanil ve hidromorfon morfini
tolore edemeyen hastalarda alternatif olabilir. Ancak morfin, meperidin ve
NSAIDlar böbrek yetmezliğinde kontraendikedir. Hasta Kontrollü Analjezi
(PCA) ile morfin uygulaması hastaya ağrıyı kendisinin kontrol etmesine izin
vermesinin yanısıra etkin ve yararlı tedavi yöntemidir (11, 26).
Vazooklüziv kriz çözülmeye başlarsa, oral uzun etkili bir opioide (yavaş
salınan morfin) geçilir. Bu yaklaşım erken dönemde taburcu olmaya ve hastanın
erken aktivasyonuna izin verir (24).
Teorikte kontinü epidural analjezi ile opioid analjezik
olmaksızın düşük doz lokal anestetik kullanılarak mikrovasküler kan akımında
artma ve ağrının kontrolü sağlanabilir. Gövde veya alt ekstremitede
lokalize ağrılarda, opioidleri tolere edemeyen hastalarda kontinü epidural
analjezi alternatif yaklaşım olabilir (32). Finer ve arkadaşları
gebe bir kadında başarılı bir kontinü epidural analjezi ile ağrı krizini
azaltmışlardır (10).
D-DENTAL CERRAHİ SIRASINDA AĞRI
Oral cerrahi ağrılı olabilir, bu durumda NSAİDlar
gerekebilir veya kodeinle kombine edilebilirler. 60 mg kodein, sütte 1 saat içerisinde
pik yapar. 48 saatte 12 doz verilirse maternal dozun yalnızca % 0.1i bebeğe
ulaşır. Alım azaltılmak isteniyorsa bebeğin beslenmesine ilacın alımından
2-3 saat kadar ara verilmelidir.
SONUÇ
Birçok hekim, gebe bir kadın ve bebeğini emziren annelerde
ağrı tedavisinde endişe duyar. Ancak tedavide kullanılacak medikasyonların
anne, fetus ve bebek üzerine etkilerinin bilinmesi, gerektiğinde ilgili
kliniklerle koordine çalışılarak, problemsiz bir gebelik ve laktasyon dönemi
geçirilmesine olanak sağlanır.
KAYNAKLAR
1 - American College of Obstetricians and Gynecologist.
Planning for pregnancy, birth and beyond. New York : Dutton ,1996; 92-5.
2 - Ballas SK: Management of sickle pain. Curr Opin Hematol
1997; 4: 104-11.
3 - Briggs GG, Freeman RK, Yaffe SJ: Drugs in pregnancy and
lactation Baltimore. Williams& Wilkins, 1990.
4 - Chamberlain G: Medical problems in pregnancy. II BMJ
1991; 302:1327-30.
5 - Chanceller MD, Wroe SJ, Migraine occuring for the first
time during pregnancy. Headache 1990; 30: 224-7.
6 - Daly JM, Frame PS, Rapoza PA: Sacroiliac subluxation: a
common, treable cause of low back pain in pregnancy. Fam Pract Res J.1991; 11:
149-59.
7 - Dickerhoff R, Von Ruecker A: Pain crisis in patients with
sickle cell diseases: Pathogenesis, clinical aspests therapy. Klin Padiatr 1995;
207:321-5.
8 - Donaldson JO. Thrombophillic coagulopathies and pregnancy
associated cerebrovascular disease. Curr Obstet Gynaecol 1991; 1: 186-92.
9 - Fast A, Shapiro D, Ducommun EJ, et al: Low back pain in
pregnancy. Spine 1987; 12:368-71.
10 - Finer P, Blair J, Rowe P: Epidural analgesia in the
management of labor pain and sickle cell crisis. A case report .Anesthesiology
1988; 68: 799-800.
11 - Gonzalez ER, Bahal N, Hansen LA, Ware D, et al:
Intermittent injection vs patient controlled analgesia for sickle cell crisis.
Comparison in patients in the emergency department. Arch Intern Med 1991; 151:
1373-8.
12 - Hainlein B, Neurologic complications of pregnancy :
headache, Neurol Clinic .1994; 12: 443-60.
13 - Kristiansson P, Svardsudd K, VonSchoultz B: Back pain
during pregnancy: A prospective study. Spine 1996; 21:702-9.
14 - Koes BW, Scholten RJPM, Mens JMA, Bouter LM. Efficacy of
epidural steroid injections for low-back pain and sciatica : a systematic review
of randomized clinical trials. Pain 1995; 63: 279-88.
15 - LaBan MM, Perrin JCS, Latimer FR: Pregnancy and the
herniated lumbar disc. Arch Phys Med Rehabil 1983; 64: 319-21.
16 - Levine SR, Brust CJM, Furtell M, et al. Cerebrovascular
complications of the use of the crack form of alcaloidal cocaine. N Engl J Med
1990; 323: 699-704.
17 - MacEvilly M, Buggy D: Back pain and pregnancy : a review
. Pain 1996; 64: 405-14.
18 - Martin Jn, Martin RW, Morrison JC: Acute management of
sickle cell crisis in pregnancy. Clin Perinatol 1986; 13: 853-68.
19 - Ostgaard HC, Anderrson GB: Previous back pain and risk
of devoloping back pain in a future pregnancy. Spine 1991; 16: 432-36.
20 - Ostgaard HC, Andersson GBJ, Karlsson K: Prevalence of
back pain in pregnancy. Spine 1991; 16: 549-52.
21 - Ostgaard HC, Zethersrom G, Roos-Hansson E: Back pain in
relation to pregnancy, Spine 1997; 22: 2945-50.
22 - Pfafenrath V, Pehm M: Migraine in pregnancy: what are
the safest treatment options? Drug Saf 1998 ; 9: 383-88.
23 - Powars DR, Sandhu M, Niland-Weiss J, et al: Pregnancy in
sickle cell disease. Obstet Gynecol 1986 ; 67: 217-28.
24 - Rathmell JP, Viscomi, CM, Ashburn MA: Management of
nonobstetric pain during pregnancy and lactation. Anest Analg 1997; 85: 1074-87.
25 - Robinson AJ: Transcutaneous electrical nerve stimulation
for control of pain musculoskeletal disorders. J Orthop Sports Phys Ther 1996;
24: 208-27.
26 - Shapiro BS, Cohen BE, Howe CJ: Patient Controled
analgesia for sickle cell related pain. J Pain Symptom Manage 1993; 8: 22-8.
27 - Sommerville BW. The role of the estradiol withdrawal in
the etiology of mensrual migraine Neurology 1972; 22: 355-65.
28 - Silverstein SD: Headache and woman : Treatment of the
pregnant and lactating migraineur. Headache 1993; 33: 533-40.
29 - Thomas IL, Nicklin J, Pollock H, Faulkner K: Evaluation
of a maternity cushion (Ozzlo Pillow) for backache and insomnia in late
pregnancy. Aust N Z J Obstet Gynaecol 1989; 29: 133-8.
30 - Wang WC, George SL, Wilimas JA: Transcutaneous nerve
stimulation treatment of sickle cell pain. Acta Haematol 1988; 80: 99-102.
31 - Weinreb JC, Wolbarsht LB, Cohen JM: Prevelence of
lumbosacral intervertebral disc abnormalities in MR images of pregnant and
asymptomatic non pregnant women. Radiology 1989; 170: 125-8.
32 - Yaster M, Tobin JR, Billett C, Casella JF, et al:
Epidural analgesia in the management of severe vaso-oclusive sickle cell
crisis.Pediatrics 1994; 93:310-5.