1.4. Cluster başağrısı
2. Gerilim başağrısı
2.1. Episodik
2.2. Kronik
3. Sinüs başağısı
4 Kafa travmalarına bağlı başağrısı
5. İntrakranial kitleler
6. Benign intrakranial hipertansiyon
7. Epilepsi ile birlikte başağrısı
8. Meninks irritasyonuna bağlı başağrısı
1. Migren başağrısı:
Genellikle 7-10 yaş grubunda başlayan ağrı çocukların %
5inde adolesanların ise % 17sinde görülmektedir. Çocuklarda da erişkinlerde
olduğu gibi migren başağrısının değişik tipleri vardır. Hastalarda
migrenin tipine bağlı değişik semptomlar görülmektedir. Başağrılı çocukların
ailelerinde migren öyküsünün alınması tanının kesinleştirilmesinde yardımcı
olmaktadır. Klinik gözlemler migrenli çocukların % 70inin ailesinde
migren BAsı olduğunu göstermiştir (3,4).
Ağrıyı tetikleyen faktörler arasında parlak ışık, gürültü,
TV izlemek, fiziksel ve emosyonel stress, eksersiz, depresyon, kafa travması,
mensin ilk günleri, çok uyumak veya aç kalmak, ortam değişikliği yanısıra
kırmızı şarap, peynir, çikulata, fındık gibi yiyeceklerin tüketilmesi
bulunmaktadır (5,6,7,8).
1.1. Aurasız migren:
Migren başağrılı çocukların % 85inde aurasız migren
başağrısı görülmektedir.. Tek taraflı ya da bifrontal lokalizasyon gösteren
pulsatil özellikteki ağrı başlangıçta hafifftir. İlerleyen dakikalarda şiddetlenir.
15-20 dak. içinde pik yapan ağrı 2-48 saat devam edebilmektedir. Rutin
fiziksel aktivite, orta derecede veya şiddetli günlük aktiviteler, eksersiz ağrıyı
provoke etmektedir. Ağrı sırasında bulantı ve/veya kusma, fotofobi,
fonofobi ve osmofobi olmaktadır. Çocukların büyük kısmında ilk 30 dak. içinde
kusma olmaktadır. Özellikle kız çocuklarda ağrıya dizzines de eşlik
etmektedirr. Ağrı sırasında çocuklar karanlık odayı tercih ederler.
Ataklar arasında tamamen normaldirler. En az beş atağın geçirilmesi tanı
koydurucudur (9,10,11).
1.2. Auralı migren:
Aura döneminde serebral korteks ve/veya beyin sapı bulgularını
içeren en az bir ya da daha fazla reversibl semptomlar tanımlanmaktadır. Dört
dakikadan uzun süren aura döneminde en az bir aura semptomu görülür. Altmış
dakikadan daha uzun süren aura semptomu tanımlanmamıştır. Aurayı izleyen
başağrısı minumum 60 dak. devam eder. Auralı migren tanısının
konabilmesi için en az iki atağın geçirilmesi gerekmektedir.
1.3. Komplike migren:
Bu tip ağrı sırasında fokal nörolojik
defisit vardır. Üç tipi vardır.
1.3.I. Hemiplejik veya hemisensoryel migren:
Başağrısı sonrası birkaç saat ya da 24 saat devam eden
tek taraflı güçsüzlük veya uyusukluk vardır. Kuvvet kaybı yüz, kol ve
ayağa yayılmaktadır. Güçsüzlük sağ tarafa lokalizasyon gösterdiğinde
birlikte konuşma bozukluğu da gelişebilmektedir. Hemiplejik migrenli olguların
% 50-60ında 19. Kromozomda defekt olduğu gösterilmiştir.
1.3.2. Baziller migren:
Ağrı baziller ve posterior serebral arterlerde vazokonstrüksiyon
sonucu gelişir. Hastalar başın arka kısmında ağrı, çift görme, baş dönmesi,
kulak çınlaması veya dengesizlikten yakınırlar.
1.3.3. Oftalmoplejik migren:
Aynı tarafta III. Kranial sinir parezisi ve reversibl monoküler
körlük vardır..İlave olarak tek taraflı frontal bölgeye lokalize başağrısı
tanımlanır. Bu tip migren başağrıları çocuklarda nadiren görülür.
1.3.4. Cluster başağrısı:
Bu tip başağrısı % 85 oranında erkeklerde görülmektedir.
Demetler ya da gruplar halinde görülen saat alarmı şeklindeki ağrı hemen
her gece aynı saatte başlar. Belirli periodlarla birkaç hafta veya ay devam
eder. Oldukça şiddetli olan ağrının süresi bir veya iki saati geçmemektedir.
Ağrı ile aynı tarafta burun akıntısı, gözde kızarıklık, enflemasyon
vardır. Bu tip ağrı daha çok 12-18 yaş grubunda ve genç erişkinlerde görülür.
Sigara ve alkolün atakları provoke ettiği bilinmektedir.
Migren başağrısı tanılı olguların nörolojik
mayeneleri normaldir. Sadece komplikasyonlu migren olgularda atak sırasında
kuvvet kaybı, üçüncü kranial sinir parezisi ve ataksi saptanabilir.
Tedavi:
Antihistaminikler, Narkotik ve nonnarkotik
analjezikler, Sedatifler, Antiemetikler
Beta blokerler ve Trisiklik Antidepresanlardan yararlanılmaktadır.
2. Gerilim başağrısı:
Çocuklarda en sık görülen başağrısı tipidir.
Emosyonel faktörler okul başarısızlığı stresi, aile içi tartışmalar ağrının
en muhtemel nedenidir. Diffüz olan ağrı bazı zamanlar baş çevresinde band
şeklide dağılım gösterir. Hiçbir zaman bulantı ve kusma ile birlikte değildir.
Episodik ve kronik olmak üzere iki grupta incelenir (12).
2.1. Episodik gerilim başağrısı:
Günün herhangi bir saatinde başlar. Genellikle geçici
stress, anksiyete, öfkelenme ve yorgunluk sonrası görülür. Daha çok şakaklarda
lokalizasyon gösteren ağrı , tüm baş çevresine band şeklinde yayılım gösterebilir
Hastalar boyun ve baş kaslarında gerilme, sıkışma, kasılma, basınç ve çekilme
tanımlarlar.
2.2. Kronik gerilim başağrısı:
Hemen her gün veya ayda en az 15 kez tekrarlayan ağrı başta
diffüz yayılım göstereceği gibi tepeye ya da başın bir tarafına lokalize
olabilir. .Gün içinde fluktuasyonlar gösterir. Fotofobi, fonofobi, bulantı
ve kusma gibi semptomlar tanımlanır. Stress ve yorgunluk sonrası görülmesine
karşın fiziksel ve psikolojik problemler ile depresyon da gözardı edilemez.
Kızlarda erkeklere nazaran daha fazla görülür.
Genç çocuklarda gerilim başağrısını migren başağrısından
ayırdetmek oldukça güç olmaktadır. Ancak yinede her iki tip başağrısının
kendine özgü karakteristik bulguları olmaktadır. Daha çok stress sonrası
başlayan gerilim başağrısı şakaklara ve buyuna yayılmaktadır. Bulantı-kusma,
karın ağrısı olmamaktadır. Orta şiddette olan ağrı 30 dakikadan birkaç
güne kadar devam edebilmektedir. Migren başağrılı çocukların ailelerinde
yüksek oranda başağrısı öyküsü alınmasına karşın gerilim başağrılı
çocukların ailelerinde bu oran oldukça düşüktür. Sonuçta, gerilim başağrıları
depresyon, anksiyete, üzüntü, yorgunluk ya da emosyonel bozukluklar sonrası
görülmekte ancak yinede nedeni kesin olarak bilinememektedir. Hastaların
muayeneleri normaldir. Tanı koydurucu laboratuvar. bulguları yoktur (13,14).
Tedavi: Nonsteroid antienflematuarlar (İbufrofen,
Diklofenac, Fenoprofen, Flurbiprofen, Ketoprofen, Naproksen), Nonsedatif
trisiklik antidepresanler (Protiptilin, Desipramin), sedatif trisiklik
antidepresanlar (Amitriptilin, Doxepin, Nortriptilin, Amitrimtilin), Seroronin
reuptake inhibitörleri (Fluoksetin, Sertralin, Paroksetin)den yararlanılmaktadır.
3. Sinüzite bağlı başağrısı:
Sinüzite bağlı gelişen başağrıları çocukların yaklaşık
% 15inde görülmektedir. Hastalar sabahleyin ya da günün herhangi bir
saatinde başlayan, pozisyonla değişiklik gösteren zonklayıcı nitelikte ağrıdan
yakınırlar. Etmoidal ve frontal sinüzitte ağrı retroorbital lokalizasyon göstermektedir.
Frontal ve maksiller bölgelerin palpasyonu ile hassasiyet görülür. Ağrıya
eşlik eden ateş 10 güne kadar devam edebilmektedir. Direk X-Ray grafide tanıyı
destekleyici görüntü saptanır. Tedavi, Antibiyotikler, analjezikler, nazal
dekonjestanlar ile yapılmaktadır.
4. Kafa travması:
Hastalar travmadan hemen sonra kısa süreli ağrıdan yakınırlar
ya da ağrı ile birlikte bulantı, kusma, letarji veya konvulsiyonlar görülmektedir.
Çoklukla ağrı kapalı kafa travmalarından aylar sonra gelişebilmektedir.
Travmaya bağlı kronik başağrılı olgularda ilk aylarda birlikte vertigo ve
kişilik değişiklikleri olmaktadır. Travmanın şiddeti ve lokalizasyonuna bağlı
olarak nörolojik bulgular saptanır. Tanıda CT ve MRI gibi radyolojik
incelemeler yararlı olmaktadır. Ayrıca hastalarda davranış değişikliklerinin
görülmesi, ajite veya depresif olmaları, uyku hali ve diğer nörolojik
muayene bulguları tanıda yardımcı olmaktadır (15).
5. İntrakranial kitle (Tümör, Apse):
Beyin tümörleri benign ya da malign olsun çocuklarda başağrısının
nadir görülen nedenlerinde bridir. Başağrısının intrakranialmi yoksa
ekstrakranial nedenlerle mi geliştiğini ayıdetmek zor olmaktadır. Ancak
hastalar kitleye bağlı gelişen ağrılarda belirli lokalizasyon gösterebilirler.
Semptomlar tümörün tipine ve lokalizasyonuna bağlı özellikler gösterir. KİBAS
durumunda ise ağrı yaygındır. Sabah uyandıklarında artar. Birlikte fışkırır
tarzda kusma vardır. Muayenelerinde papil ödemi, 6. Kranial sinir parezisi,
ataksi, spastisite veya sadece bilinç bozukluğu olabilir. Mutlaka CT veya MRI
gibi radyolojik incelemeler yapılmalıdır.
6. Psödötümör serebri:
Hastalarda kafa içi basınç artması sonrası gelişen ağrı
sabah ve bulantı ile artar. Ayrıca olaya diplopi, ataksi, spastisite gibi
bulgular da eşlik eder. Tetrasiklinler, penisilin, gentamisin, steroidler,
indometazin, tiroid hastalıkları, lityum karbonat bu hastalığa neden
olmaktadır. Psödötümör serebriye bağlı başağrısı olan olgularda BOS
basıncının yüksek bulunması tanı koydurucudur. CTde ventriküllerde küçülme
saptanır. Tedavide; Karbonikanhidraz inhibitörleri ve deksametazon kullanılır.
7. Epileptik başağrıları:
Migren ve epilepsi, her ikisi de genellikle nöbetler arasında
nörolojik muayenenin normal olduğu, nöbetler sırasında ise geçici nörolojik
fonksiyon bozukluğu ile karakterize, paroksismal bozukluktur. Migren BA (başağrısı)
proflaksisinde antiepileptik ilaçlar kullanılmasına karşın her ikisinin de
klinik fenomenleri ve patofizyolojileri farklıdır (16).
Başağrısının prodromal ve spesifik semptomları epilepsi
kliniğinden farklı olmasına karşın bu iki paroksismal bozukluğun birlikte
görüldüğü olgularda hangi başağrısı atağının epilepsi ekivalanı
olduğunu ayırdetmek güç olmaktadır. Epileptik hastaların % 8-14ünde
migrenöz başağrılarıları görülmektedir. Bazı klinik gözlemler bu iki
yaygın hastalığın koinsidental olarak birlikte bulunduklarını göstermiştir.
Hastalarda başağrısı epileptik nöbetler başlamadan yıllar öncesinde var
olabileceği gibi, epilepsi tanısı aldıktan sonra da başlayabilmektedir.
Hasta epilepsi tanısı aldıktan sonra görülen ağrılar nöbet sırasında
ya da postiktal dönemde veya nöbetten bağımsız olarak her hangi bir zamanda
gerçekleşmektedir. Bu durum epilepsinin mi başağrısına yol açtığı ya a
antiepileptik ilaçların mı başağrısına neden olduğu tartışmasını doğurmaktadır..
Antiepileptik ilaçların BAsına yol açtıkları bilinmektedir. Ancak bu
ilaçların spesifik olarak hangi tip BAsına neden olduklarını belirten
bir çalışma da yoktur. Kesin olarak bilinen nöbetin yarattığı stress faktörünün
gerilim ve migren BAsına neden olduğudur (4).
Bazı epileptik nöbetler migren aurası şeklinde başlamakta
ve sonra jeneralize tonik klonik kasılmalar gerçekleşmektedir. Ya da nöbet
sadece migren aurası şeklinde görülmektedir. Nöbetin geçirildiği iktal dönem
birkaç dakikalık başağrısı ile geçebilmektedir.
Epilepsi hastalarında postiktal dönemde başağrılarının
görüldüğü bilinmektedir. Jeneralize konvulsiyonlar sonrası görülen
BAları metabolik değişiklikler ve serebral kan akımının artmasına
sekonder gelişmektedir (17,18,19,20).
Migren ağrısı sırasında olguların % 22sinde, gerilim
BAsı sırasında ise % 24ünde EEG anormalliği saptanmaktadır. Genel
olarak EEGde delta hakimiyeti ve alfa azlığı dikkati çekmektedir.
Anormallik % 2 olguda epileptiform ozellik göstermektedir. Lokalizasyon daha çok
oksipital orijinli olmaktadır (21).
8. Menenjit (Meninks irritasyonu):
Menenjit meninksleri ve membranları etkilemektedir. Meninks
irritasyonuna neden olan enfeksiyonlar veya serebrovasküler hastalıklar akut
başlangıçlı siddetli başağrılarına neden olmaktadır.
9. Çocuklarda başağrılarının diğer nedenleri.
Hipertansiyon
Ateş
Boğaz ağrısı
Hpoglisemi
Viral enfeksiyonlar (sinüsler, idrar yolları, akciğer)
Allerjenler (tyramin, dopamin, pheniletamin, monosodyum
glutamat)
Kulak ağrısı
Diş problemleri
Depresyon
Çocuklarda görülen başağrılarının sendromik
klasifikasyonu tablo 2de görülmektedir.
Tablo 2 : Çocuklarda görülen spesifik başağrısı
sendromları
1. Akut jeneralize 2. Akut lokalize
1. Akut başlangıçlı jeneralize başağrıları:
Başağrıları güçlükle tanınmaktadırlar. Eğer ağrı
ile birlikte nörolojik semptom ve bulgular varsa altta yatan organik neden
mutlaka araştırılmalıdır. Acil kliniklere BA'sı ile baş vuran adolesan ve
erişkinlerin % 2-6sı bu tip ağrıdan yakınırlar. Şiddetli ve pulsatil
nitelikteki ağrı birkaç dakikadan birkaç saate kadar devam edebilir.
Tedavide nonsteroid antienflematuarlar yeterli olmaktadır (22).
2. Akut başlangıçlı lokalize başağrıları:
Sinüzit, otitis media, astigmatizm, diş ağrılar, kafa
travmaları, oksipital nevraljiler bu tip ağrılara neden olurlar. Hastaların
nörolojik muayeneleri normaldir. Başağrısının tadavisi nedene yönelik ve
semptomatik olmaktadır.
3. Akut başlangıçlı ve tekrarlayıcı başağrıları:
Migren başağrısı en sık görülen ağrı tipidir.
Epizodik, periodik ve paroksismal özellikteki ataklar bulantı ve kusma ile
birliktedir. Küme başağrısı ise daha nadir görülür. Tek taraflı ve göz
arkasında lokalizasyon gösteren ağrı yüzde kızarıklık ve burun akıntısı
ile birliktedir. Tedavi zor olmasına karşın hastalar metiserjid melaz,
steroidler ve lityum karbonattan yararlanırlar (13,22) .
4. Kronik ilerleyici başağrıları:
Kafaiçi basıncı artmasına bağlı gelişen BAsı
ilerleyici özelliktedir. Hidrosefali, beyin tümörü, beyin apsesi, psödötümör
serebri ve kronik subdural hematom en sık nedenler arasındadır. KİBAsı
ile birlikte bulantı, kusma gibi semptomlar, kuvvet kaybı, ataksi, kişilik değişiklikleri,
letarji ve görme bozuklukları şeklinde fokal nörolojik bulgular tesbit
edilir. Ancak nörolojik muayenede anlamlı nöropatolojik bulgu
saptanamayabilir. CT ve BOS incelemeleri en önemli tanı yöntemleridir.
Olguların en kısa zamanda tanıları konmalı ve tedavileri planlanmalıdır.
5. Kronik ilerleyici olmayan başağrıları:
Başağrısı, emosyonel ve organik faktörlerle presipite
edilir. Bu tip başağrıları 10-12 yaş altında nadiren görülmesine karşın
sıklıkla adolesan döneminde kas kontraksiyon ve gerilim başağrıları şeklinde
görülürler. Organik olmayan bu tip ağrılar migren ile birlikte görüldüklerinde
mikst tipe başağrısı sendromunu oluştururlar. Fizik ve nörolojik
muayeneleri norl olan olguların radyolojik incelemelerinde de anlamlı bulgu
saptanamaz. Okul başarısının düşmesi, uyku bozukluğu, agresif davranışlar
sonrası gelişen depresyon en önemli nedenidir. Ağrı 8 haftadan daha uzun
devam edbilir. Olgular amitriptilin tedavisine iyi yanıt verirler (22).
KAYNAKLAR
1 - Chu ML, Shinnar S,. Headaches in children younger than 7
years of age. Arch Neurol 1992;49(1):79-82.
2 - Sillanpaa M, Piekkala P, Kero P, Prevalance of headache
at preschoolage in a an unslected child population. Cephalalgia 1991;11:239-249.
3 - Ottman Ruth, Hong Susan, Lipton RB. Validity of family
history data on severe headache and migraine. Neuralogy 1993;43:1954-1960.
4 - Ottman R, Richard B, Lipton B. Comorbidity of migraine
and epilepsy. Neurology 1994;44:2105-2110.
5 - Blau JN. Migraine triggers: practice and theory. Pathol
Biol 1992;40 (4):367-372.
6 - Abu-Arafeh IA, Russell G. Prevalence and clinical
features of abdominal migraine compared with those of migraine headache.
Archives of Disease in Childhood. Cephalalgia 1995;72(5):413-417.
7 - Turner LC, Molgaard CA, Gardner CH, Royhrock JF, Stang
PE. Migraine trigger factors in a non-clinical Mexican-American population in
San Diego county: Implications for etiology. Cephalalgia 1995;15:524-530.
8 - VandenBergh V, Amery WK, Wealken J. Trigger factors in
migraine a study conducted by the Belcian migraine sociaty. Headache
1987;27:191-196.
9 - Abu-Arafeh IA, Russell G. Prevalence of headacheand
migraine in school children. BMJ 1994;309:265-269.
10 - Headache Classification Committe of the International
Headache Society. Classification and diagnostic criteria for headache disorders,
neuralgia and facial pain. Cephalalgia 1988;8 (suppl 7):1-96.
11 - Abu-Arafeh IA, Russell G. Prevalence and clinical
spectrum of childhood migraine. Cephalalgia 1993;13 (suppl 13):209.
12 - Nevo Y, Kramer U, Groswasser R, et al. Clinical
categorization of 312 children with chronic headache. Brain & Development
1994;16:441-444.
13 - Lee LH, Olness KN. The journal of head and face pain.
Headache 1997;37:1-3.
14 - Jensen R, Hindberg I. Plasma serotonin increase during
episodes of tension type headache. Cephalalgia 1994;14:219-222.
15 - Quayle KS, Jaffe DM, Kupperman N, et al. Diagnostic
testing for acute head injury in children: When are head computed tomography and
skull radiographs indicated. Pediatrics 1997;919:1-8.
16 - Herring B, Kuritzky A. Sodium valproate in the
prophylactic treatment of migraine a doubble-blind study versus placebo.
Cephalalgia 199212:81-84.
17 - Bazil CW,. Migraine and epilepsy. Neurologic Clinics
1994;12:115-128.
18 - Barros J, Choao R, PinheiroJ, et al. Primary headaches
in epileptic patients. Congress on Headache in Childhoood and Adolescence,
Cephalalgia 1995;(suppl 16):46.
19 - Correia AP, Barros J, Lopes J, et al. Headache
associated with epileptic seizures. 3rd Congress on Headache in
Childhoood and Adolescence, Cephalalgia 1995;(suppl 16):23.
20 - Farkas V, Benninger C, Matthis P. Migraine and epilepsy:
Electrophysiological aspects. 3rd Congress on Headache in Childhoood
and Adolescence, Cephalalgia 1995;(suppl 16):9.
21 - Romania D, Cerbo BR, Feliciany M, et al. Migraine and
epilepsy with infantile onset and electroencephalographic findings of occipital
spike wave complexes. Headache 1991;31:378-383.
22 - Rothner AD. Headache. In: Swaiman KF (ed), pediatric
Neurology, principles and Practice. The C.V. Mosby Company, St Louis
Baltimore-Toronto 1989. Pp.185-191.