Y. Doç. Dr. Rengin Erev Güzel, Prof. Dr. Kamil Göncü (ÇÜTF Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı)
Çocuklarda sırt-bel ağrısının
nadir gözlenen bir problem olduğu ve hemen her zaman ciddi bir bozukluğu gösterdiği
düşünülmesine rağmen; topluma yönelik yapılan anket çalışmalarında bu
insidansın % 30’lara kadar yükseldiği belirtilmektedir ve kümülatif prevelans
yaşla artmaktadır (1, 2, 3).
5 -9 yaş grubu ile karşılaştırıldığında, 13-15 yaş grubunda prevelans
4 kat; 16-20 yaş grubunda ise 16 kat daha fazladır (4).
Genel pediatri kliniklerine başvuran 3-14 yaş arasındaki çocuklarda
muskuloskeletal ağrı (MSA) yakınması tüm vizitlerin % 6.1’ini kapsamakta
bunun yaklaşık % 6’sını bel ağrıları oluşturmaktadır (5).
Nonspesifik bel ağrısı kızlarda hafifçe daha fazla görülmekle birlikte
spor aktiviteleri ve televizyon seyrederek harcanan zaman ile de ilişkilidir (6).
Jimnastik, bisiklet, tenis, voleybol gibi dönme, hiperekstansiyon ve öne eğilmeyi
gerektiren sporlarda bel ağrısı prevelansı yüksektir (1).
DEĞERLENDİRME
Öykü
Çocuklar ağrının lokalizasyonunu ve şeklini tam ifade
edemeyebilirler, bu yüzden uygun soruların sorulması önemlidir. Ağrının süre
ve sıklığı anne baba tarafından da onaylanmalıdır. Çabuk geçen (her
seferinde birkaç dakika süren) veya hafif – orta derecede olup kısa süren
(1-2 haftalık) ağrı bir süre izlenebilir. Ancak gece spontan olarak oluşan
ağrı genellikle ciddi bir nedene bağlıdır. Ağrının spor, oyun ve okula
devamsızlık gibi fonksiyonel disabiliteye sebep olup olmadığı, travmatik
bir olaydan sonra gelişip gelişmediği sorgulanır (7,
8). Örneğin hiperekstansiyon şeklinde
bir travmadan sonra spondilozis oluşabilir. Tablo I’de çocuklarda bel ağrısı
ayrıcı tanısı belirtilmiş (1, 3),
Tablo II’de ise spesifik araştırma ve tedavi gerektiren klinik özellikler
özetlenmiştir (2).
Tablo I: Çocuklarda bel ağrısı nedenleri
Tablo II: Ciddi veya özel tedavi gerektiren
durumların klinik özellikleri
Bu bulguların yokluğunda 1-2 aylık konservatif tedavi
verilmesi uygundur. Ancak konservatif tedavi sırasında da hekim hastayı yakından
izler ve altta yatan ciddi hastalıklar saptanabilir. 4 yaş altındaki çocuklarda
rekürren bel ağrısı varsa intraspinal tümör, diastematomyeli, ependimoma,
siringomyeli ve malign astrositomlara yönelik çok geniş ayırıcı tanı yapılmalıdır
(1).
Fizik Muayene
İnpeksiyon, palpasyon ve omurga ile sırtın perküsyonunu içermelidir.
Çocuğu sadece şortuyla kalacak şekilde incelemek en iyisidir. Çocuk dik
dururken, öne eğilirken ve yürürken arkadan ve yanlardan izlenir. Cafe au
lait lekeleri ile giden nörofibromatoziste kitle ve spondilozis olabilir. Ehler
Danlos veya Marfan sendromunda ligamentöz
hiperlaksite ile birlikte spondilozis riski artmıştır. Scheuermann kifozunda
ağrı öne eğilmekle artarken, spondiloziste hiperekstansiyon ağrılıdır.
İdyopatik skolyoz nadiren ağrılıdır; ağrıyla birlikte olan skolyozlarda
tumör veya tethered cord araştırılmalı
ve apeksi solda olan torasik eğrilerin genellikle idyopatik olmadığı hatırlanmalıdır
(9).
Bel ağrısının viseral nedenlerine yönelik batın
muayenesi; renal ağrıyı omurga ağrısından ayırt etmek için
kostovertebral açı perküsyonu uygulanır. Nörolojik muayenede motor, duysal
ve refleks değerlendirmesi yapılır. Küçük çocuklarda kuvvet muayenesi en
iyi fonksiyonel aktiviteler sırasında çocuk topuk ucunda, parmak ucunda yürürken
ve çömelmiş pozisyondan ayağa kalkarken değerlendirilir. Düz bacak kaldırma
testi sırasında ağrı
dize kadar yayılıyorsa hamstring gerginliği mevcuttur; topuğa kadar yayılıyorsa
disk hernisine bağlı sinir kökü irritasyonu vardır. Spondilozis veya
spondilolistezisi olan çocuklarda hamstring gerginliği sıktır. Bir bacakta
atrofi tethered kordun bulgusudur (1, 7, 8).
Tanısal Yaklaşımlar
Akut bel ağrısında anteroposterior (AP) ve yan omurga
grafileri ile skolyoz, lordoz, spondilolistezis gözlenebilir. Ancak sadece AP
ve yan grafiler değerlendirildiğinde spondilozis defektlerinin % 20 sinin
saptanamadığı bilinmektedir (1). Oblik grafilerle sensitivite artar. Düz
grafiler normal olduğu halde ağrı devam ediyorsa ikinci adım olarak kemik
sintigrafisi istenir. Kemik sintigrafisi enfeksiyon ve tümör gibi reaktif
proseslere duyarlıdır ancak bu tetkikle
% 10-20 kadar hatalı negatif sonuç alınabileceği akılda tutulmalıdır (3).
Normal ve anormal kemik arasındaki kontrast, SPECT (Single photon emission
computed tomagrophy) ile daha kesinlikle belirlenebilir. Anatomik lokalizasyon
belirlenebiliyorsa komputerize
tomografi (CT) yararlı olabilir, manyetik rezonans görüntüleme (MRI) nöral
ve disk patolojilerini göstermede en iyi metod olmasına rağmen oldukça pahalıdır.
Tablo III’te bel ağrılı çocuklarda görüntüleme yöntemlerinin kullanımı
özetlenmiştir (3).
Tablo III: Bel ağrılı çocuklarda görüntüleme yöntemlerinin
kullanımı
Muskuloskeletal ağrı yakınması olan çocuklarda tanıyı
netleştirmek için bazı testler istenebilir, ancak gereksiz araştırmalar
yapmaktan kaçınılmalıdır. Bu testler içinde tam kan sayımı,
sedimentasyon hızı, C reaktif protein, üre, kreatinin, elektrolitler,
kalsiyum, fosfat, kreatine fosfokinaz, karaciğer fonksiyon testleri,
immunoglobulinler, antinükleer antikor, romatoid faktör ve HLA B27 sayılabilir
(7).
SPESİFİK BOZUKLUKLAR
Spondilozis ve spondilolistezis
Çocukluk çağında nedeni saptanabilen bel ağrılarının
içinde en sık rastlanılanıdır. Spondilozis pars interartikülariste bir kırılma
ve spondilolistezis bunun sonucunda bir vertebranın (genellikle L5) diğeri üzerinde
kaymasıdır. Spondilolistezis insidansı % 2-5 arasında değişir (1).
Jimnastik, dalış ve ağırlık kaldırma gibi omurgada hiperekstansiyon
zorlanması olan sporlarda daha sık gözlenir. Scheuermann kifozu olanlarda
spondiloliztesiz insidansı % 32-50’lere yükselir, ayrıca genetik predizpozisyondan
da sözedilmektedir (1).
Tipik olarak spor yapan erkek adolesanda sinsi bir bel ağrısı
başlar, genellikle spordan sonra ağrı artar ve istirahatle rahatlar. Çocuklarda
santral kanal geniş olduğu için nörolojik bulgu nadirdir. Ağrı krista
iliakaların hemen altında L5 seviyesindedir, lokal hassasiyet ve kas spazmı
olabilir. Nadiren büyük bir spondilolistezis varlığında bu bölgede palpe
edilebilen bir basamak veya horizantal bir hat oluşur. Hamstring gerginliği sıktır.
En iyi test olan “tek bacak
ekstansiyon manevrasında” bir bacak üzerinde dururken diğer bacak ve diz
fleksiyonda tutulur ve belin hiperekstansiyonu unilateral veya simetrik ağrı
yaratır (2).
Lumbasakral bölgenin AP ve lateral grafileri normalse, oblik
grafiler değerlendirilir. Eğer tüm grafiler normal ama klinik olarak
spondilozis şüphesi varsa kemik sintigrafisi veya daha hassas olan SPECT
taraması yapılır. Böylece ilk 7-10 günde lezyon saptanabilir. Hem grafiler
hem sintigrafi normalse spondilozis ekarte edilir. Ancak grafiler normalken
SPECT veya sintigrafi pozitifse lezyon ilk yılındadır, iyileşme devam
ediyordur ve bu olgular konservatif tedaviye iyi yanıt verirler. Erken dönemde
MRI da T1 ağırlıklı imajlarda parsinterartikülarite hipointens alan
saptanmasıyla tanı konulabilir.
Yakınmalar bir yıldan daha uzun süredir devam ediyorsa sintigrafi
gereksizdir, bu durumda vertebral arka paralel 2-3 mm’lik kesitlerle yapılan
CT ile parsinterartikülaris görüntülenebilir (1).
Tedavinin hedefleri semptomları azaltmak, spondilolistezis
oluşumunu engellemek ve önceki aktivite seviyesine geri dönüşü sağlamaktır.
Semptomların ilk yılında istirahat, analjezik ve abdominal– paraspinal
kasları güçlendirme egzersizleri verilir. Analjezik ve egzersizlerle yanıt
alınamıyorsa bir korse ile immobilizasyon
faydalı olabilir. Ekstansiyonda fazla yük yaratan sporlardan tamamen uzaklaşılması
gerekebilir. Ağrı tamamen geçene ve sintigrafi normalleşene kadar koşma,
atlama ve kontakt sporlardan kaçınılır. Semptomlar yatıştıktan sonra bile
hızlı büyüme dönemi
boyunca gelişebilecek spondilolistezis açısından çocuk izlenir. Nadiren ağrının
sürekli olduğu ve %50 den fazla kayma olduğu durumlarda cerrahi gerekebilir (1,
3).
Scheuermann hastalığı
Torasik kifoz artışıdır, erkekler kızlara göre iki kat
daha fazla etkilenir. Sinsi başlangıçlı, günün sonuna doğru veya fizik
aktiviteyle ortaya çıkan hafif, orta derecede sırt ağrısı olabilir.
Olguların yarısında kifoz ağrısızdır (2).
Lateral grafilerde peş peşe üç vertebrada kamalaşma, düzensizlik veya büyüme
bozukluğu saptanmasıyla tanı konur. Disk aralıkları sıklıkla daralmıştır
(3). %
75’inde kifoz torasik bölgedeyken, % 25’inde torakolumbar nadiren lumbardır.
Belirgin fikse bir dorsal kifozla birlikte lombar lordozda kompensatuar artış
vardır (8). Nedeni tam bilinmemesine
rağmen immatür omurgaya tekrarlayan veya akut hiperfleksiyon manevraları
sorumlu tutulur. Ring apofizin osteonekrozu ve osteokondriti de bir nedendir.
Fiziksel iş yapan adolesanlarda prevelansı artar.
Tedavide aktivite kısıtlanmasıyla ağrı azalır, ağırlık
taşımadan kaçınılması önerilir. Torasik ekstensör kas gruplarına güçlendirme
egzersizi ve hamstring germe önerilir. Nadiren kifozun çok belirgin ve ağrılı
olduğu durumlarda korse gerekebilir. İleri yaşlarda sırt ağrısının
kontrollere göre daha sık olduğu
ancak ciddi boyutta olmadığı bildirilmiştir (2,
3).
Disk hernileri
Erişkinlerde sık olmasına karşın, disk hernilerinin
sadece % 1-4’ü adolesan dönemde oluşur (1).
Nadir bir durum olduğu için tanıda gecikmeler olmaktadır. Başlangıç tek
bir travmadan ziyade kümülatif travma ile ilişkilidir. Erkeklerde daha sık görülmektedir
ve ailesel yatkınlık rapor edilmiştir (8).
İmmatür iskelette kartilajenöz büyüme plağının herniasyonuyla birlikte
olabilir, bu durumda "slipped vertebral epifiz" mevcuttur.
Bel ağrısı yakınması siyatik semptomlarıyla birlikte
olabilir. Postür ve yürüme bozukluğu çocuklarda daha sık görülür.
Semptomlar; hapşırma, öksürme ile artar. Düz bacak kaldırma testinde ağrı
topuğa kadar yayılabilir, plantar fleksiyonda zayıflık olabilir. Grafiler
nadiren yararlıdır sadece %20’sinde disk aralığında daralma vardır (2,
8). Asemptomatik kişilerde de
anormallikler saptanabildiği için MRI dikkatle yorumlanmalıdır (2).
Öncelikle nonsteroidal antiinflammatuar ilaçlar (NSAİİ),
fizik tedavi ve aktivite kısıtlanması gibi nonoperatif tedavi denenir ve %
80’inde başarılıdır. Nörolojik defisit devam ediyorsa cerrahi gereklidir.
Slipped vertebral epifiz
Vertebranın inferior epifizi, disk ile birlikte spinal kanal
içine doğru kayar. Sıklıkla 4. lumbar vertebra etkilenir. Ağır eşya kaldırma
sonrasında adolesan erkekte görülür. Nörolojik bozukluk olmaksızın bel ağrısı
vardır, lateral grafilerde spinal kanal içinde küçük bir kemik fragmanı
izlenir. Cerrahi yaklaşım gereklidir (2, 8).
Juvenil intervertebral disk kalsifikasyonu
Nukleus pulpozus kalsifikasyonu semptom yaratmayabilir veya
ateş ve akut faz reaksiyonuyla birlikte ani başlayan ciddi servikal / torasik
ağrı oluşturabilir. Ağrı haftalar / aylar içinde spontan düzelir. Ağrının
başlamasıyla birlikte disk kalsifikasyonu resorbe olmaya başlar ve
resorbsiyon bazen disk protrüzyonuyla birlikte tamamlanır. Kalsifikasyonun
nukleus pulpozustaki gelişimsel değişikliklerle ilgili olduğu ve bilinmeyen
bir nedenle (travma, infeksiyon, kan akımında
bozulma) tetiklenerek inflammatuar yanıtın oluştuğu düşünülmektedir.
İNFEKSİYON
Diskit
İnfeksiyon muhtemelen vertebral end plate’te başlayıp
daha sonra diske sıçramaktadır (3). Olguların yarısı 4 yaşın altındadır,
10 yaştan sonra nadir görülür. % 80 olguda L3/4 veya L4/5 aralığında
tutulum vardır (2).
Küçük çocuk tipik olarak kollarından destek alarak
hiperekstansiyonda durur, sırtüstü yatabilir ama oturmayı veya öne eğilmeyi
reddeder. Hafif ateş ve yorgunluk, kalça veya karın ağrısı, yürüme güçlüğü
olabilir. Eritrosit sedimentasyon hızı ve beyaz küre sayıları normal veya
orta derecede artmıştır. Disk aralığında daralma ve kemik reaksiyonunun
belirginleşmesi 2-4 hafta sonra ortaya çıkacağı için başlangıçta düz
grafiler normaldir. Erken evrede sintigrafi
veya MRI tanıyı destekler .
Alınan biyopsilerin sadece ¼’ü pozitiftir ve hemen her
zaman stafilokokkus aureus (S.aureus) ürer. Bu yüzden rutinde biyopsi
gerekmez, sadece atipik veya dirençli durumlarda önerilir. Çocuğun ağrısı
hafif ve sistemik bulgusu yoksa antistafilokokkal antibiyotik oral yoldan
verilir. Ancak ağrı çok şiddetli ve ateş belirginse antibiyotikler intravenöz
yoldan verilerek, korseleme yapılır. Klinik ve sedimentasyon hızı ile hasta
izlenir ve hemen her zaman tam iyileşme olur (3).
Sonuçların iyi olması jüvenil diskin vaksülaritesinin
fazla olmasına veya düşük virulanslı organizmaların enfeksiyonuna bağlanır
(2). Uzun dönemde
diskin her iki yanındaki vertebralar blok vertebra oluşturacak şekilde füzyona
gider. Erişkinlik döneminde bel ağrısı nispeten daha sıktır.
Vertebral osteomyelit
Sıklıklıkla S. aureus'a bağlıdır. Ciddi boyutta bel ağrısı
ve kas spazmı ile belirgin sistemik reaksiyon vardır. Sintigrafi, düz
grafilerden çok daha önce poziftir (2).
Vertebralarda kollaps veya paravertebral abse gelişebilir. Son yıllarda daha sık
görülen tuberküloz enfeksiyonunda hafif ateşle birlikte bel ağrısı ve ardışık
pek çok vertebra tutulumu vardır. Abse oluşması durumunda spinal kord
kompresyonu gelişebilir. Tüberküloziste
medikal tedavi genellikle başarılıdır, ancak vertebral kollaps veya motor güçsüzlük
gelişmesi halinde, dekompresyon ve greftleme gerekebilir (2,
3).
Kronik rekurren multisentrik osteomyelit ise adolesan çocukları
etkileyen nadir bir durumdur. Biyopsilerde kültür genelde negatiftir; kendi
kendini kısıtlayan bir durum olmasına rağmen bazen vertebral kollaps ile
sonuçlanabilir (2).
Epidural Abse
Sistemik bulgular ile birlikte bel ağrısı ve/veya bacak ve
mesanede nörolojik değişiklikler vardır. Genelde S.aureus sorumludur.
Cerrahi drenaj ve uzun süreli antibiyotik kullanımına rağmen ciddi nörolojik
sekeller oluşabilir.
SPİNAL NEOPLAZİLER
Çocuklukta bel ağrısı ile kendini gösteren spinal
neoplaziler nadirdir. Büyük çoğunluğu primer ve benigndirler. Çocuğu gece
uykusundan uyandıran ağrı, çok şiddetli ağrı, ağrılı bir skolyoz gelişmesi,
lokalize hassasiyet, palpe edilebilen bir yumru, bilateral siyatalji, nörolojik
bulgular ve anemi varlığı neoplaziyi düşündürebilir. Başlangıçta düz
grafiler normal olsa da
sintigrafi sıklıkla pozitiftir (1, 2).
Benign Vertebral Tümörler
Osteoid osteoma ve osteoblastoma
Her ikisi de posterolateral elemanlardan köken alırlar
ancak tüm vertebral korpus ve faset ile pediküller de tutulabilir. Osteoid
osteoma radyolojik olarak 1 cm’i geçmez, skleroz belirgindir ve radyolusen
bir merkezi olabilir. Osteoblastoma histolojik olarak aynı olmasına karşın
daha büyüktür.
Lokalize hassasiyet ve sıklıkla skolyoz vardır. Omurga ağrısı
uykuyu bozar ve salisilatlara yanıt veren tipik öykü her zaman olmayabilir.
Olguların yarısında radiküler tutuluma bağlı kalça ağrısı olabilir (2).
Spinal yapı kompleks olduğu için lezyonların düz
grafilerde görülmesi zordur, sintigrafi hemen her zaman pozitiftir. Eksizyon
genellikle başarılıdır ancak osteoblastomada arasıra lokal rekürrens gözlenebilir.
Tedavi 18 aydan daha fazla gecikirse skolyoz düzelmeyebilir.
Anevrizmal kemik kisti
Bu kemik lezyonlarının 1/5’i omurgayı etkiler.
Genellikle posterior elemanlardan köken alır ve bazen birkaç vertebra ile
kostaları tutarak ekstradural basınç artışı oluşturacak şekilde büyür
ve nörolojik defisit yaratabilirler. Sıklıkla adolesanda ağrı ile ortaya çıkar,
bazen ağrısız skolyoz da olabilir. Erken dönemde normal olan düz grafilerde
daha ileri dönemde ince bir korteksle
çevrelenmiş kist içinde trabeküller gözlenir. Sintigrafi, MRI ve anjiografi
yapılabilir. İğne biyopsilerinde belirgin kanama olaşabileceği için bu
yaklaşım önerilmez. Cerrahi eksizyon radyoterapiye tercih edilmektedir. Çünkü
radyoterapi etkisiz kalabilir,
spinal büyüme defektleri, radyasyon myelopatisi ve sarkomatöz değişiklikler
oluşturabilir. Eksizyon öncesinde uygulanan kriyocerrahi veya embolizasyon
kanamayı azaltır.
Eozinofilik granüloma
Birkaç haftadır devam eden torasik bölgede ağrı yakınması
vardır. Nörolojik tutulum nadirdir. Grafilerde iyi çevrelenmiş bir osteoliz
alanı gözlenir, vertebrada düzleşme ile “vertebra plana” oluşturur.
Yumuşak dokuya ekstansiyon saptanırsa radyoterapi ve cerrahi gerekir. Sistemik
histiositozis X mevcudiyetinde
kemoterapi verilir. İzole lezyonlarda ise tedavi olmadan bile vertebra büyümesi
tamamlanabilir.
Malign neoplaziler
Omurganın primer malign neoplazilerinin içinde en sık
rastlananlar Ewing sarkoma, lösemi ve lenfomadır. Ağrı ve omurga
mobilitesinde azalma başlangıç semptomudur. Ewing sarkomada ateş, lökositoz
ve artmış sedimentasyon hızı spinal enfeksiyonu taklit edebilir. Metastatik
lezyonlar nöroblastoma ve rabdomyosarkomayı içerir, daha nadiren Wilms tümörü,
retinoblaslama ve terato-teratokarsinoma olabilir.
Astrositoma, nörofibroma, lipoma ve dermoid kist gibi
intraspinal lezyonlar nadirdir.
ANKİLOZAN SPONDİLİT VE DİĞER SPONDİLOARTROPATİLER
Çocukluk çağındaki ankilozan spondilitte bel ağrısı,
erişkinlerdekine nazaran daha az rastlanan bir bulgudur (2).
Tipik olarak 13-19 yaşlarındaki erkek çocukta alt ekstremite eklemlerinde
remittan, asimetrik oligoartrit vardır. Bu evrede entezopati (plantar fasit, aşil
tendiniti, trokanter majör ve patella entezopatisi), spondiloartropati ile
ilgili aile öyküsü, psoriazis, inflamatuvar barsak hastalığı ve anterior
uveit tanıyı destekler. Spondilitik ağrı uykuyu bozar, sabah sertliği vardır
ve hareketle rahatlar.
ÇEŞİTLİ PATOLOJİLER
Perimenarş dönemindeki kızlarda imperfore himene bağlı
hematokolpus bel ağrısına yol açabilir. Ayrıca pyelonefrit, böbrek taşları,
retroperitoneal enfeksiyonun bel ağrısı nedenleri arasında olduğu akılda
tutulmalıdır.
Bazı durumlarda çocuktaki muskuloskeletal ağrının (MSA)
organik bir nedeni bulunamamaktadır. Açık bir sebebi olmayan MSA çocukların
% 4-15’inde gözlenebilmekte ve pediatrik romatoloji kliniklerine yapılan başvurularda
bu oran % 25’lere çıkmaktadır (10).
Bu çocukların pek çoğu tanı konamadan iyileşmekte ancak bazı olgularda ağrı
kronikleşebilmektedir. Kronik MSA yakınması olan 37 çocuğun 9 yıllık
izlemi sonunda % 59’unun semptomlarının halen devam ettiği saptanmıştır.
Ağrısı kronikleşen çocukların ilk başvuruda jeneralize yakınmaları olduğu
ve annelerinin eğitim seviyelerinin düşük, aile içi problemlerin daha
belirgin olduğu bulunmuştur (11, 12).
1756 preadolesan üzerindeki bir ankette yaygın MSA’sı olan çocukların
emosyonel, davranış ve uyku problemleri; ağrısı olmayan çocuklara göre
daha fazla bulunmuş ve çocuklarda MSA ile depresif semptomlar arasında bir
ilişki olduğu öne sürülmüştür (13).
Adolesan kızlarda yoğun, garip ve çok rahatsız edici semptomlarla ortaya çıkabilen
konversiyon reaksiyonları nadir değildir (2).
Bu açıdan çocukların değerlendirilmelerinde çok yönlü yaklaşım önem
kazanmaktadır.
SON ÖNERİLER
Bel ağrısı bu bölgedeki kas ve eklemlerde zedelenme ve aşırı
kullanım sonucunda ortaya çıkabilmektedir. Ağrının kalça veya baldırlara
yayılması sık görülür ve her zaman bir disk hernisini düşündürmemelidir.
Ciddi bozukluklar ekarte edildikten sonra en fazla bir iki ay sürecek konservatif yaklaşımla rahatlama
sağlanamıyorsa farklı bir etyolojiye yönelik araştırma yapılmalıdır.
Konservatif tedavide istirahat ve NSAİİ önerilir. Lokalize hassasiyeti olan
kişilerde derin ısı, ultrason gibi fizik tedavi modaliteleri yarar sağlar.
Akut hassasiyet yatıştıktan sonra gergin pelvik kaslara gevşetme ve bel-karın
kaslarını güçlendirme egzersizlerine başlanır. Aynı zamanda psikolojik,
aile ve okul ortamında stres arttırıcı faktörlerin de farkına varılması
ve uygun yaklaşım konservatif
tedavinin başarısını arttıracaktır.
KAYNAKLAR
1 - Payne III WK, Ogilvie JW. Back pain in children and
adolescents. Pediatr Clin North Am 1996; 4:899-917.
2 - Hollingworth P. Back pain in children. Br J Rheumatol
1996; 35:1022-1028.
3 - Sponseller PD. Evaluating the child with back pain. Am
Fam Physician 1996; 1:1933-1941.
4 - Troussier B, Davoine P, de Gaudemaris R et al. Back pain
in school children. A study among 1178 pupils. Scand J Rehabil 1994; 26:143-146.
5 - Inocencio J. Musculoskeletal pain in primary pediatric
care: analysis of 1000 consecutive general pediatric clinic visits. Pediatrics
1998; 102: p.e63.
6 - Balague F, Dutoit G, Waldburger M. Low back pain in
school children. An epidemiological study. Scand J Rehabil Med 1988;20: 175-9.
7 - Sills JA. Non-inflmmatory musculoskeletal disorders in
childhood. Arch Dis Child 1977; 77: 71-75.
8 - Cassidy & Petty: Textbook of Pediatric Rheumatology,
WB Saunders Co, Philadelphia, 1995, p. 108-132.
9 - Skaggs DL, Bassett GS. Adolescent
ıdiopathic scoliosis: an update. Am Fam Physician 1996; 53:2327-2334.
10 - Hollingworth P. Nonorganic musculoskeletal pains in
children. In: Rheumatology, Vol 1, (eds) Klippel JH, Dieppe PA, Mosby, London,
1998,5.24.1-2.
11 - Flatö B, Aasland A, Vandvik IH, O Forre. Outcome and
predictive factors in children with chronic idiopathic musculoskeletal pain.
Clin Exp Rheumatol 1997; 15: 569-577.
12 - Aasland A, Flatö B, Vandvik IH. Psychosocial factors in
children with idiopathic musculoskeletal pain: a prospective, longitudinal
study. Acta Paediatr 1997; 86: 740-746.
13 - Mikkelsson M, Sourander A, Piha J et al. Psychiatric
Symptoms in preadolescents with musculoskeletal pain and fibromyalgia.
Pediatrics 1997; 100: 220-227.