|
|
| |
|
|
|
 |
| |
|
|
| |
- Prof. Dr. Yüksel KEÇİK
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD.
Arteriyal kandaki O2 satürasyonunu noninvaziv olarak, oksimetri ve
pletismografi prensiplerinin kombinasyonu ile ölçümüdür. 1930'lu yılllardan
bu yana bilinen bu yöntem, 1970'li yılların sonlarına doğru cihazların
geliştirilmesi ile günümüzde anestezi ve yoğun bakımda vazgeçilmez
nesneler haline gelmiştir.
Bir ışık kaynağı ve ışık dedektöründen oluşan sensörün arasına
parmak ucu, kulak memesi gibi iyi perfüze olan dokuların yerleştirilmesi ile
ölçüm yapılabilir. Kapiller dolaşımda arteriyoler pulsasyon olması dolayısıyla
bu yönteme "pulse oksimetri" adı verilmiştir.
Oksimetrede temel kural, oksijene ve redükte hemoglobinin ayırt edilmesidir.
Bu ayrım kızıl ve kızılötesi ışınların absorbsiyon oranın bir
mikroprosesör yardımıyla analiz edilmesi sonucunda noninvaziv olarak pulse
eden arteriyel oksijen satürasyonu (SpO2) ölçülebilir. Pulse etmeyen venöz
kan ve dokulardan, arteriyel pulsasyonun ayrıt edilebilmesi için pletismografi
yöntemi kullanılır.
KLİNİK KULLANIMI
Pulse oksimetri yöntemi günümüzde anestezi sırasında, yoğun bakımda,
anestezi sonrası bakım ünitelerinde, endoskopik girişimlerde yoğun olarak
kullanılmaktadır. SpO2 eğer %70'den fazla ise standart sapma (SD)±-%2 civarındadır.
Eğer SpO2 %50-70 arasında ise standart sapma ±-%3 olmaktadır. Yapılan çalışmalarda
da gösterilmişti ki; düşük satürasyon durumunda hatalı okuma oranı
artmaktadır.
Normal koşullarda O2 satürasyonu %100'e yakındır. Bu durum oksi
hemoglobin-disosiasyon eğrisi ile bağlantılıdır. Satürasyon ve parsiyel
basınçta meydana gelen düşüşler aynı paralelde olmaz. Örneğin satürasyon
%90 olduğunda PaO2 65 mm. Hg'dan daha düşüktür.
PULSE OKSİMETRİ HATALARI
Erişkin bir insan kanında dört tür hemoglobin vardır
1. Oksi hemoglobin (HbO2)
2. Redükte hemoglobin (hb)
3. Methemoglobin (MetHb)
4. Karboksi hemoglobin (CoHb)
Methemoglobin ve karboksi hemoglobin çok az miktarda bulunmaktadır. Değişik
dalga boylarında absorbe edilen bu hemoglobin türlerinin miktarları arttığı
zaman hatalı satürasyon değerleri elde edilebilir. Örneğin methemoglobinemi
söz konusu ise kızıl ve kızıl ötesi ışınlar aynı katsayıda 1/1 oranında
absorbsiyon oranından dolayı yaklaşık %85 satürasyon elde edilecektir. Oysa
gerçek Hb satürayonu daha yüksek bir değerdedir.
Bir diğer hatalı; arteriyel O2 satürasyonu ile, periferik O2 satürasyonu
arasındaki değişikliğin gecikmiş olarak pulse oksimetreye yansımasıdır.
Kulak probları genellikle satürasyon değişikliklerini, parmak problarından
daha erken gösterir. Bunun nedeni akciğer-kulak arasındaki dolaşım zamanının
daha kısa olmasıdır. Ayrıca parmakta digital sinir blokajı, periferik
vazokonstriksiyon, hipotansiyon, düşük ortam ısısı SpO2'de hatalı sonuçlar
verir.
Yine SpO2'de hatalı düşük değerler elde edilme nedenleri arasında şunlar
sayılabilir :
- Ortamın bol ışıklı fazla aydınlık olması
- Metilen mavisi, tırnak cilası, kına
- Hareket
- Ölçüm yapılan ekstremitede venöz pulsasyon olması
- Düşük perfüzyon (kalp debisinde düıme, Hb çok düşük olması,
hipotermi, sistemik vasküler dirençde azalma)
- Sensorun yanlış uygulanması (yetersiz temas sonucu optik şant oluşumu)
- Pigmentasyon (derin pigmentasyon sinyallerde azalma yapar)
- Yapıştırıcı bantlar (cilt ve sensor arasında sinyallerin geçişini
bozar)
Pulse oksimetrenin kontrendikasyonu yoktur.
Komplikasyon olarak uygulandığı bölgede ısı artışı nedeniyle bebekde
bildirilen yanık vakası vardır.
Oksimetri teknolojisinin iki uzantısı günümüzde pratik uygulamada yer
almaktadır.
1. Mixed venöz O2 satürasyonu ölçümü
2. Moninvaziv beyin O2 satürasyonu ölçümü
Mixed venöz O2 satürasyonu : Pulmoner arter içine fiberoptik sensor içeren
özel bir kateter yerleştirerek, pulmoner arter oksijen satürasyonu (SvO2) ölçülebilir.
Bu işlem bir anlamda pulse oksimetrenin teknolojik temelde benzeridir. Çünkü
SvO2, Hb konsantrasyonu, kalp debisi, PaCO2 ve tüm vücut O2 tüketimindeki değişikliklerden
etkilenir.
Serebral oksimetre (rSO2) (NEAR-INFRARED SPEKTROSKOPİ) :
Alın bölgesine yerleştirilen bir sensor yardımıyla beyinde oksijen satürasyonu
ölçümü yapılabilir.
Serebral oksijen dinamiğini araştıran noninvaziv optik bir yöntemdir.
Genellikle pediatrik ve erişkin cerrahide, karotidendarterektomide ve yenidoğan
resusitasyonunda kullanılmaktadır. Bu yöntemin esası kısmen saydam olan
biyolojik dokulardan, kızıl ötesi ışınlara yakın dalga boyundaki (700-900
nm) ışınların absorbsiyonudur. Böylece oksijene olmuş ve oksijene olmamış
hemoglobinin farklı spektrumlarda ışığı absorbe etmesi mümkün olur. Bu yöntemle
beyin dokusunun oksihemoglobin satürasyonu hakkında bilgi sahibi olunabilir.
Pulse oksimetriden önemli farkı sadece arteriyel satürasyonun değil, arter
ve venlerin karışık satürasyonunun göstergesidir.
Serebral oksimetrede dramatik düşük değer nedenleri arasında; kardiak
arrest, serebral emboli, derin hipotermi, ciddi hipoksi sayılabilir.
KAPNOGRAFİ
Ekspire edilen gazlardan ekspiryum havasında CO2'in ölçümüdür. Solunum
havasındaki CO2'in varlığı ve kantitesinin ölçümü sağlanabilir.
Esas olarak iki tür kapnograf vardır :
1. Sensor maskeye veya endotrakeal tüpün proximal ucuna bağlanır.
2. Gaz örneği alınan yere bir kılcal tüp yerleştirilerek gaz analizi yapılabilir.
Bu yöntemde az miktarda gaz örnekleme için devamlı aspire edilir ve analizi
yapılır.
Elde edilen solunum gazlarından ölçüm yapabilmek için çeşitli yöntemler
geliştirilmiştir.
1. MASS SPEKTROMETRI : Gazların yoğunluğunu molekül ağırlıklarına
dayanarak ölçme yöntemidir. Bu cihazlar büyük yer kaplayan ve pahalı olan
cihazlardır.
2. RAMAN GAZ ANALIZ? : Işık kaynağından bir foton gaz molekülü ile çarpı?tışında
enerji kaybetmeksizin ışık saçar. Böylece fotondan bir miktar kinetik
enerji absorbe edilerek ışıyan foton daha düşük enerji düzeyi ile, daha
uzun dalga boyuna erişir.
Işık kaynağı genellikle 488nm. dalga boyunda olan Argon laserdir. Böylece
anestetik gazlar ve solunan gazlar eş zamanlı olarak ölçülebilir.
KIZIL ÖTESİ IŞIK ABSORBSİYONU
Kızıl ötesi ışık demeti gaz örneği içine gönderilir ve
buradan geçen ışığın yoğunluğu ölçülür. CO2 karakteristik olarak yüksek
dalga boyunda (4300nm) ışığı absorbe eder. Anestetik gazlar, su buharı, O2
de aynı zamanda bu bölgede ışığı absorbe ederler ve CO2 ile interferansa
girerler. Genelde günümüzde kullanılan ve revaçta olan yöntem budur. Güvenilir
ve kantitatif sonuç elde etmek mümkündür.
Kızıl ötesi absorbsiyonla CO2 ölçümü yapan monitörler iki gruba ayrılabilir.
1. Sidestream (yan akım) kapnografları
2. Mainstream (ana akım) kapnografları
SİDE STREAM KAPNOGRAFLARI (Aspirasyon Kapnometri)
Bu yöntemin esası ana gaz akımının yanından sabit bir miktar gazı
sürekli aspire etmektir. Bu yöntemde gaz örnekleme hızı genellikle 50-500
ml/dk.'dir. Bu yöntemde su buharı sorun yaratabilir. 37 Cexpire edilen havada
doymuş buhar basıncı 47 mm Hg'dır. Oda havasında daha düşük ısıya
maruz kaldışında örnek tüpünde yoğunlaşır ve su haline dönüşür. Su
ve nem tutucu filtreler burada yararlı olur.
MANİSTREAM KAPNOMETRELERİ (FLOW-THROUGH) AKIM DOĞRULTULU KAPNOMETRİ
Bu sistemde ölçüm yapan baş endotrakeal tüpün proximal ucuna
monte edilir. Ölçüm parçası genellikle 40¡C'ye kadar ısıtılır. Çünkü
su buharının ısı farkından dolayı yoğunlaşıp su haline dönüımesi
engellenmelidir. Bu ısıtılan parça hastanın cildinden uzak tutulmak
zorundadır. Aksi halde yanık olabilir. Bu ağır bir parçadır ve tüpün kıvrılması
ve bükülmesine neden olabilir. Sensor yabancı cisim ve partiküllerden arındırılmalı,
temiz tutulmalıdır. Kapnograflar periyodik olarak temizlenip kalbre
edilmelidir. Çünkü tükrük vs. gibi yabancı cisimler yanlış sonuca neden
olurlar.
Normal kapnografta expiryumun 3 evresi izlenebilir :
I. Ölü boşluk; Anatomik ölü boşluktan exhale edilen CO2 içermeyen hava
II. Ölü boşluk ve alveolar gazların karı?ımı : CO2'in yükselmeye bağladığı
expiryumun başlangıç fazı
III. Alveolar gaz platosu : Alveolar exhalasyon fazı
KAPNOGRAFİ ENDİKASYONLARI
- Trakeal entübasyonun belirlenmesi
- ETCO2 ölçümü
ETCO2 ölçümünün yararları :
- Anestezi sırasında yeterli ventilasyonun sürdürülmesine yardımcıdır.
- Kafa içi basıncının düşürülmesine yardımcı olan PaCo2 basıncının
düşürülmesi ancak devamlı ETCO2'in sürekli ölçümü ile mümkündür.
- ETCO2'deki ani düşüş oturur pozista ameliyat edilen kraniyotomilerde sıklıkla
oluşan hava embolisinin hassas göstergesidir.
- Spontan soluyan hastalarda hipoventilasyon, hiperventilasyon, apne ve peryodik
solunum süratle saptana bilir.
- Arzu edilen PaCO2 düzeyi ayarlanabilir.
- ETCO2'de ani değişiklik nedenlerinin saptanması
- ETCO2 artışı halinde (hiperkapni): Akut malign hipertermi krizi, ateş yükselmesi,
solunum merkezinin depresyonu, iskemik bölgelerden turnikenin kaldırılması,
Aortrosklempinin kaldırılması, İV bikarbonat uygulaması, laparoskopi sırasında
peritoneal kaviteye CO2 verilmesi
- ETCO2 düşüşene neden olan klinik tablolar: Hiperventilasyon, özofagial
entübasyon, pulmoner emboli
KAPNOGRAFİDE HATALAR
Sistemde biriken su buharı yanlışlığın en önemli nedenidir. Bu
durumu önlemek için sistemi ısıtmak birkaç yere su tutucular yerleştirmek
uygun olur. Çünkü vücut sıcaklığı. 37¡C'den çıkan gazlar ölçüm için
aspirasyon tüpüne geldiklerinde oda sıcaklığı yaklaşık 20¡C'de olduğundan,
su buharı, yoğunlaşıp sistemde su olarak birikir ve yanlış CO2 sonucuna
neden olur.
Expiryum sonu CO2 ölçümünün herhangi bir kontrendikasyonu yoktur.
SPİROMETRİ
Solunum volüm ve frekansını monitorize etmeye yarayan bu yöntem invaziv
ve noninvaziv olarak grupta incelenebilir.
İNVAZİV YÖNTEMLER
- Direkt invaziv Yöntemler: Islak ve kuru spirometre tipleri yoğun
bakım üniteleri ve yatak bağlarında kullanılabilir. Kuru gaz metreler
klinik kullanıma uygun ucuz ve taıınabilir cihazlardır.
- İndirekt invaziv Yöntemler: Türbin spirometrelere örnek "Wright
Spirometresidir." Mekanik türde kullanımı kolay bir cihazdır.
Elektronik türde olanlarda kullanılmaktadır. Tital volüm ile dakika volüm
tayini yapılabilir.
Pnömatograf: Modern yoğun bakım ventilatörlerinde yaygın kullanımı olan
bir türdür. Bu yöntemde akım, pnömatografin kafasına yansılan basınçla
ölçülür.
Sıçak tel ve Vortex spirometreleri de yaygın kullanılmaktadır. Ancak, Pnömatografa
daha az hassastır. İndirekt invaziv yöntemler stabil, güvenilir sonuçlar
verir.
NONINVAZİV YÖNTEMLER
İnvaziv yöntemlere göre daha az revaçta olan yöntemlerdir.
Hareketle oluşan artefaktlar yanlış sonuç verir. Bu gurupda iki yöntem
kullanılmaktadır.
1- Ağız ve burun akımını ölçen yöntem
2- Gögüs ve karın duvar hareketlerinin ölçümü
Bütün bu yöntemler arasında seçim yaparken etkin faktörler; kullanıcının
deneyimi ve cihazın fiyatıdır. Bu yöntemde hiç artefakt olmamalı ve çok güvenli
bir alarm sistemi olmalıdır.
Noninvaziv Yöntem Endikasyonları :
Apnenin tanımlanması: Özellikle ani bebebek ölümü sendromunda önemli Ayrıca
üst servikal kord, beyin sapı bozuklukları, solunum depresanı ilaçların yüksek
doz alınması, ve uykuda apne sendromu durumunda kullanılabilir.
KAYNAKLAR
1. Carlson RW, Geheb MA.Principles and of Medical Intensive Care,
Saunders Comp, pp: 203, 1993.
2. Kurth CD, Uhder B, Cerebral Hemoglobin and Optical Pathlength Influence
Near. Infrared Spectroscopy Measurement of Cerebral Oxygen Saturation. Anesth.
Analg. 1997, 84: 1297-1305.
3. Miller RD. Respiratory Monitoring Anesthesia, Churchill Livingstone.
pp: 1253-1291. 1994.
4. Shoemaker WC. Textbook of Critical Care Saunders Comp pp:201-215. 1989.
5. Nunn FJ, Utting JE, Brown BR. General Anaestheisia. Butterworths Comp.
pp: 463-492. 1989.
|