|
|
| |
|
|
|
 |
| |
|
|
| |
- Prof. Dr. Mustafa GÖNÜLLÜ
Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD.
GİRİŞ
Havayolu yönetimi, anestezi pratişinin temel konulardan biridir. Havayolu açıklığını
sağlamada trakeal entübasyon ve yüz maskesi kullanımı uzun yıllardır yaygın
biçimde benimsenen standart yöntemlerdir. Etkinlik, güvenlik ve yan etki bakımından
daha uygun seçenek arayı?ları sürmektedir. Bu süreç içindeki önemli aşamalardan
birisi de laringeal maskedir.
Laringeal maske, kadavralardan alınan alçı kalıplarda hipofarenk
incelemeleri sonucunda 1981 yılında Dr. Archie Brain tarafından Londra'da
tasarlanmış ve 1988 yılında ticari ürün olarak kullanıma sunulmuştur
(1,2). On yıl içinde laringeal maske kullanımına ilişkin önemli klinik
deneyimler kazanılmış ve 1000'den fazla yayın yapılmıştır.
Laringeal maskede temel amaç; hastanın doğal havayolu iye doğrudan bir bağlantı
oluşturmak ve bir yandan trakeal entübasyonun birtakım olumsuzluklarından kaçınırken,
diğer yandan da yüz maskesine göre daha kolay ve güvenilir bir havayolu sağlamaktadır.
LARİNGEAL MASKENİN ÖZELLİKLERİ
Laringeal maske, hipofarenksin şekilne uygun ve larinksi bir conta gibi
kapatan minyatür bir silikon maske ve buna 30 derecelik açı ile birleşmiş
silikon bir tüpten oluşur. Maskenin çevresinde şişirilebilir eliptik bir
hava yaştığı vardır. Maskenin tabanında bulunan tüp açıklığının
girişindeki longitudinal uzantılar epiglotun obstüksiyonunu önler. Ayrıca
trakeal tüplerdekine benzer şekilde hava yaştığını şişirmek ince bir
pilot tüpü ve hava yastığındaki basıncı kontrol edebilmek için küçük
bir balonu vardır. Maske ile tüp arasında 30 derece açı olması hem
maskenin larinkse tam oturmasına hem de gereşinde laringeal maske içinden
trakeal entübasyona olanak sağlamaktadır. Laringeal maskenin gövdesini oluşturan
tüp arke duvarı boyunca siyah renkli radyoopak bir çizgi vardır ve
oryantasyonda yararlı olan bu çizgi radyolojik kontrol amacıyla da kullanılabilir
(2-4).
Laringeal maskenin farklı vücut ağırlıkları için önerilen 5 ayrı boyu
vardır:
LM numarası Vücut ağırlığı
İç çap (mm) Uzunluk (cm)
Kaf Hacmi (ml)
(kg)
1
<6.5
5.25
10
2-5
2
6.5-20
7.0
11.5
7-10
2.5
20-30
8.4
12.5
14
3
30-70
10
19
15-20
4
>70
12
19
25-30
Yukarıdakilere ek olarak 90 kg'ın üzerindeki hastalar için 5 numaralı
altıncı bir boyu (5) ve pediyatrik hastalar için 1.5 numaralı yedinci bir
boyu daha üretilmiştir.
Çocuklarda ve özellikle bebeklerde larinks erişkine göre daha yüksekte ve
önde yer aldığı için erişkin modelin küçültülmüş şekil olan
laringeal maskelerin pediyatrik olgular için uygun olamayacağı ileri sürülmüşse
de (6,7), bebek kadavralarındaki çalışmalarla laringeal maskenin
hipofarenksin şekilne uyduğu, önemli olanın bu olduğu ve larinks
anatomisindeki farklılığın önem taşımadığı ortaya konmuştur (4).
Laringeal maske modelleri
* Standart laringeal maske
* Reinforced maringeal maske
* Fast track laringeal maske
Reinforced laringeal maske, spiralli trakeal tüplere benzer şekilde kink
yapmayı önlemek üzere standart laringeal maskeye esnek metalik tüp
eklenmesiyle oluşturulmuş bir modifikasyondur. Baş-boyun, nöroşirürji ve ağız
cerrahisine yönelik anestezide kullanılabilir. Reinforced laringeal maske
boyları 2 ile 4 numara arasında değişmektedir (8,9). Fast track modeli ise
laringeal maske içinden trakeal tüp yerleştirilebilmesi için geliştirilmiştir.
KULLANIM ÖNCESİ HAZIRLIK
Sterilizasyon: LM steril değildir. 134¡C'yi geçmeyen ısıda sterilize
edilmektedir. Sterilizasyondan önce kafın 20 ml hava verilerek şişirilmesi
ve daha sonra havasının tamamen boşaltılması önemlidir. Kafın içinde
hava kaldığı takdirde, otoklavda ısı ile genleşme sonucu kafın yırtılması
ya da plastik valvin fırlaması olasılığı vardır. Sterilizasyondan sonra
kafın şekil değişebilir. bu nedenle her kullanımdan önce kaf, önerilen
hacimden %50 fazla hava ile şişirilerek sağlam ve düzgün şekilde olduğu görülmeli,
sonra yeniden söndürülmelidir. Kafın tamamen söndüğüne ve distal kenarında
herhangi bir kıvrım oluşmadığına dikkat edilmelidir. Temiz ve düzgün bir
yere koyarak parmakla ucuna bastırmak düzgün söndürmeye yardımcı
olabilir. Maskede herhangi bir hasar, tüp renginde değişme ya da tüp 180
derece kıvrıldığında katlanma olduğunun saptanması halinde, o laringeal
maske kullanılmamalı ve atılmalıdır. Sterilizasyon ve kullanım önerilerine
uyulduğu takdirde bir laringeal maske 40 kez yeniden kullanılabilir (2).
Anestezi indüksiyonu : Temel ilke, havayolu reflekslerinibaskılayan yeterli
anestezi derinliğinin sağlanmasıdır. İndüksiyonda propofol kullanımının
tiyopentana göre havayolu reflekslerini daha iyi baskıladığı ve laringeal
maske yerleştirilmesi sırasında daha az öğürmeye yol açtığı gösterilmiştir
(10, 11). Havayolu reflekslerinin önlenmesi için sedasyon amaçlı
premedikasyon, opioidler, benzodiazepinler ve sistemik ya da topikal lidokain
kullanımı da önerilmiştir (12, 13). ınhalasyonal indüksiyon uygulandığında
anestezinin yeterince derinleşmesi sağlanmalıdır. Kas gevşetici kullanımı
zorunlu değildir. Uyanık hastalarda topikal anestezi ile de yerleştirilebilir.Deneyim
kazanma sürecinde pre-oksijenasyon yapılması önerilmektedir (2).
YERLEŞTIRME TEKNİĞİ
Teknişin zor olmadığı ve deneyimsiz kişilerce bile yüksek başarı oranıyla
uygulanabildiği kabul edilmekteyse de gerçekte uzun bir öğrenme aşaması
vardır ve deneyimli kişiler bile bazen hata yapabilir (2).
Standart Teknik (2) :
1. Hastanın vücut ağırlığı için önerilen boydaki
laringeal maskenin uygun olarak hazırlandığı, kafın tam ve düzgün olarak
boşaltılmış olduğu kontrol edilir.
2. Laringeal maskenin arka yüzüne kayganlaştırıcı jel sürülür. Ön
yüze kayganlaştırıcı özellikle sürülmemelidir; çünkü maske açıklığını
daraltma, inhale edilme ve buna bağlı olarak öksürük gibi komplikasyonlara
yol açabilir.
3. Nondominant el ile hastanın kafası arkadan tutularak baş?
ekstansiyonda, boynu fleksiyonda tutacak şekilde öne doğru itilir. Bu sırada
bir yardımcı alt çeneyi aşağı çekerek a?zı açmalıdır. Deneyimli
olanlar dominant elin 3.parmağıyla ağız açma işlemini kendileri de
yapabilirler. İşlem tamamlana kadar bu pozisyon korunur. Teknik başarısızlığın
en önemli nedeni hastanın baş ve boynuna doğru pozisyon verilmemesidir.
4. Laringeal maske açıklığı öne bakacak şekilde, tüp ve maskenin
birleşim yerine en yakın kısmından, baş ve işaret parmaklarıyla kalem
tutar şekilde tutulur. Yerleştirme sırasında işaret parmağı ağzın içine
sokulacağından eldiven giyilmesi önerilir.
5. Maske açıklığı alt-çene ve dile bakacak şekilde, sivri-uç kısmı
hastanın üst-kesici dişlerinin iç yüzeyi karşısındaki sert dama?a doğru
bastırılır ve maskenin yassılaştığı izlenir. İşaret parmağı yardımıyla
oral kaviteye doğru itmeye ve sert damağa doğru bastırmaya eş-zamanlı
olarak devam edilir. İlerletme sırasında maske yassılığında bozulma, kafın
kendi üzerinde yuvarlanma ya da katlanma görülürse geri çekip yeniden bağlamak
gerekir.
6. İşaret parmağı ile sert ve yumuşak damak üzerinden kaydırarak
hipofarenkse doğru direnç hissedilene kadar itilir. Direnç hissedildiğinde işaret
parmağı içerde ve diğer parmaklar dışarıdayken önkolun hafif
pronasyonuyla maskeyi tam pozisyona yerleştirmek genellikle mümkündür.
7. İşaret parmağı dikkatlice ağzın içinden çekilir, bu sırada maskenin
pozisyonunun bozulmaması için nondominant elle tüpün ağız dışında kalan
bölümü tutulur ve hafifçe aşağıya doğru bastırılır.
8. Kaf, önerilen miktarda hava ile tam olarak şişirilir. şişirme sırasında
1.5 cm'e kadar küçük miktarda dışa doğru bir kayma hareketi normaldir.
9. Laringeal maske solunum devresine bağlanıp ventilasyona bağlanır. Yeterli
ventilasyon sağlanamadığı zaman maske geri çekilir ve yerleştirme yeniden
denenir.
10. Bir ısırma bloşu ya da 2.5-3 cm kalınlığında bir spanç ya da kumak
tomarı katlanarak dişlerin 2 cm gerisine uzanacak şekilde yerleştirilir ve
flaster ya da sargı bezi yardımıyla laringeal maskenin ağız dışında
kalan tüp kısmı tespit edilir.
Modifiye Teknikler :
1. Lateral uygulama
2. Rotasyon
3. Portex kılavuz kullanımı
4. Kafın parsiyel şişirilerek ilerletilmesi
5. Kafın tam şişirilerek ilerletilmesi
6. Çene hamlesi
7. Laringoskop kullanımı
Damağı yüksek olan hastalarda maskenin ucunu yandan ya da airway gibi
rotasyonla yerleştirmek daha kolay olabilir (2).
Portex kılavuz laringeal maskenin daha kolay yerleştirilmesini sağlamak için
geliştirilen ve yapay sert damak görevi yapan bir apareydir. Deneyimsiz
uygulamacıların değerlendirildiği 89 olguluk bir çalışmada standart
teknikle başarı oranı %68 iken Portex kılavuz kullanımı ile bu oran %96
bulunmuştur (14).
350 olgu içeren karşılaştırmalı bir çalışmada; kafın tam boşaltılmış
olduğu standart teknikle başarı oranı %92 iken kafın parsiyel olarak şişirildiği
modifiye teknikte başarı oranı %97.7 olarak bulunmuştur.
200 olgu içeren ve kafın tam boşaltılmış olduğu standart teknişin karşılaştırıldığı
bağka bir çalışmada ise; deneyimli ellerde başarı oranına farksız olduğu,
kafın tam şişirildiği modifiye teknişin kafın tam boşaltılmış olduğu
standart teknişin karşılaştırıldığı bağka bir çalışmada ise;
deneyimli başarı oranına farksız olduğu, kafın tam şişirildiği modifiye
teknişin daha az minör faringeal mukoza travması yaptığı ve postoperatif
boğaz ağrısı sıklığını önemli düzeyde azalttığı bildirilmiştir
(16).
Standart teknik halen en yaygın kullanılan teknik olmakla birlikte, özellikle
kafın şişirildiği modifiye tekniklere ilgi giderek artmaktadır (17).
YERLEŞTİRMEDE SORUNLAR (2)
1. Havayolu reaksiyonu: Anestezi yüzeyelse ya da yanlış yerleştirme
sonucu maskenin ucu vokal kordların üzerine gelmişse ıkınma, öğürme ya
da öksürük gelişebilir. Laringeal maske hemen çıkarılmalı ve anestezi
derinleştirilmelidir.
2. Maskenin dilin gerisinden aşağıya doğru kaymaması: Boyun
fleksiyonunda yetersizlik, kayganlaştıcı yetersizliği, maske ucunun sert
damak üzerine doğru yerleştirilmemesi ve pasajı daraltan hipertrofik tonsil,
nedbe dokusu ya da tümör gibi nedenlerden kaynaklanabilir.
3. Kafın şişirilmesinden sonra ventilasyon yapılamaması ya da inspiratuvar
wheezing oluşması: Başlıca nedenleri: anestezinin yüzeyel olması, maskenin
lateral ya da posterior rotasyonu, küçük numaralı maske kullanımına bağlı
olarak maskenin farinkste çok ileri gitmesidir.
4. Ventilasyon yeterliyken kaçak sesi duyulması: Genellikle ventilasyonun yüksek
volüm ya da yüksek basınçla yapılmasına bağlıdır. Göğüs hareketi görülebildiği
sürece hava kaçağı işitilmeyene kadar ventilasyon volümünü ve basıncını
azaltmak gerekir.
5. Laringeal spazm: Sekresyon, kayganlaştırıcı ya da mide içerişi
aspirasyonunun larinksi irrite etmesinden kaynaklanabilir. Midesi dolu olan
hastalarda laringeal maske kullanılmamalıdır.
6. Yerinin değişmesi: Anestezi hortumlarının ağırlığı, büyük boyda
laringeal maske kullanımı, hastanın pozisyonunun değiştirilmesi ya da
yetersiz anestezi sonucu ortaya çıkabilir.
Yerleştirmede başarısızlık oranı yaklaşık %5, yanlış yerleştirme oranı
ise %20-35'tir (9). Genel ilke olarak; laringeal maskenin yerleşiminden kuşku
duyuluyorsa yeniden yerleştirmek ve sorunlu bir laringeal maske ile devam
etmektense trakeal entübasyona geçmek daha doğrudur.
LARİNGEAL MASKENİN ÇIKARILMASI (2)
Laringeal maskenin çıkarılması önemli bir işadamıdır ve yalnızca
laringeal maske kullanımını iyi bilen kişilerce yapılmalıdır. Ancak eşitimi
çok kolaydır ve kısa sürede uyum sağlanabilir. Dikkat edilmesi gereken
noktalar aşağıda sıralanmıştır.
1. Genelde cerrahi girişiminin sonuna doğru anesteziyi yüzeyelleştirme alışkanlığından
laringeal maske kullanıldığında kaçınılmalıdır. Çünkü yetersiz
anestezi altında oluşabilecek güçlü bir cerrahi uyarı havayolu spazmına
yol açabilir ve havayolunun manuel olarak sağlama gereşi ortaya çıkabilir.
2. Laringeal maske varken havayolunu açmada sık kullanılan alt-çeneyi öne
doğru çekme hareketi kesinlikle yapılmamalıdır. Çünkü maskenin
malpozisyonuna ya da spazma yol açabilir.
3. Hasta komut üzerine ağzını açmadıkça kaf asla söndürülmemelidir.
Aksi takdirde üst farinksteki sekresyonlar larinkse akarak spazma neden
olabilir.
4. Hasta komut üzerine ağzını açabilir durumdayken bile öksürmek
laringeal maske çıkarılma gerekçesi değildir ve bu özellik trakeal entübasyona
üstünlük olarak kabul edilmektedir. Öksürük laringeal maskenin
komplikasyonu değil sekresyon varlığının belirtisidir.Larinks spazmı oluşursa
anestezi derinleştirilmelidir.
5. Anestezi derinliğinin yeterli olması koşulu?la laringeal maske içinden kör
aspirasyon yapılabilir. Ancak genel kural olarak spazm olasılığı nedeniyle
laringeal maske çıkarılmadıkça aspirasyon yapılmamalıdır. Gerekirse
laringeal maske çıkarıldıktan sonra aspirasyon uygulanabilir.
6. Laringeal maske çıkarılmadan önce ısırma bloşu çıkarılmamalıdır.
7. Hasta komut üzerine ağzını açabildiği zaman laringeal maskenin
kafı söndürülerek çıkarılması en doğru zamanlamadır.
FİZYOLOJIK ETKİLERİ
1. Anatomik ölü boşluğu ortadan kaldırır.
2. Havayolu direncinde küçük de olsa bir artışa neden olur.
3. Yerleştirme ve çıkarılma sırasında kalp hızı ve kan basıncı
artar, ancak bu değişikliğin boyutu ve süresi trakeal entübasyona göre
anlamlı düzeyde düşüktür (18-20).
4. Tiyopental, etomidat ya da halotan ile indüksiyon yapıldığında göziçi
basınç artışı trakeal entübasyona göre daha azdır (19, 21, 22), propofol
ile indüksiyonda ise bir çalışmada fark olmadığı bildirilirken bir bağka
çalışmada laringeal maske ile göziçi basınç artışının daha az olduğu
bildirilmiştir (23).
5. Laringeal maskenin kafı önerilen maksimum volümde hava ile doldurulduğunda
farinks mukozasına uygulanan basınç kapiller perfüzyon basıncından fazladır
ve kaf basısına bağlı mukoza iskemisi riski vardır (24). N2O ve CO2'in kaf
içine difüzyonu da kaf basıncının süreç içinde daha da armasına neden
olur. Bir saati aşan uzun süreli uygulamalarda kaf basıncının izlenmesi önerilmektedir.
VENTILASYON
Laringeal maske ile spontan, asiste ya da kontrollü solunum uygulanabilir.
Spontan soluyan hastalarda yeterli deneyim kazanmadıkça kontrollü solunum
amacıyla kullanılması önerilmez. Kontrollü solunum sırasında havayolu basınçları
monitörize edilmeli ve yeterli ventilasyonu sağlamaya yeten en düşük basınç
ve hacimler tercih edilmelidir (2). Düşük akım ya da kapalı devre
anestezide laringeal maskenin kafsız endotrakeal tüple benzer etkinlikte olduğu
gösterilmiştir (25).
KOMPLIKASYONLAR
1. Regürjitasyon
2. Mukoza hasarı
3. Boğaz kuruluğu ve yanma hissi
4. Ses kısıklığı
5. Yutma güçlüğü
6. Tad duyusu kaybı
7. Kaf basısı ile karotis çapında daralma
Laringeal maskenin en önemli komplikasyonu regürjitasyondur. Regürjitasyon
sıklığı konusunda literatürde çok farklı sonuçlar bildiren çalışmalar
vardır. %25 gibi yüksek oran bildirenlerin yanısıra hiç regürjitasyon oluşmadığını
bildiren yayınlar daha söz konusudur (26-31). Regürjitasyona predispozan risk
faktörleri dolu mide, travma, laparatomi kolesistektomi, 14-16 haftadan büyük
gebelikler, ösefageal dilatasyon, üst gastrointestinal cerrahi öyküsü,
nazogastrik tüp varlığı ve morbid obesite olarak sıralanmakta ve bu
olgularda laringeal maske kullanımından kaçınılması önerilmektedir.
Laringeal maskenin yanlış yerleştirilmesine bağlı mide dilatasyonu oluşması
da regürjitasyon riskini artırmaktadır. Regürjitasyon riski, premedikasyon
ve indüksiyonda kullanılan ajanlar, anestezi kalitesi ve laringeal maskenin
yerleştirilme ve çıkarılma zamanlaması ile de ilişkilidir. Olası bir regürjitasyonun
çok daha erken fark edilebilmesi, laringeal maskenin yüz maskesine göre bir
üstünlüğü olarak kabul edilmektedir. Regürjitasyon görüldüğünde hasta
hemen Trendelenburg pozisyonuna alınmalı, drenaj için geçici olarak solunum
devresi laringeal maskeden ayrılmalı, %100 O2 ile yumuşak bir ventilasyon
uygulanmalı ve gereşinde fiberoptik bronkoskopla temizliği kola?laştırmak için
propofol verilmelidir (2).
Mukoza hasarı ve minör kanamaların yerleştirme sırasında kafın tam olarak
söndürüldüğü standart teknikte daha fazla görüldüğü, kafın parsiyel
ya da tam olarak şişirildiği modifiye tekniklerde ise bu komplikasyonun önemli
düzeyde azaldığı bildirilmektedir.
Postoperatif boğazda kuruluk ve yanma hissi ile ses kısıklığı oranları yüz
maskesi kullanımı ile benzer, trakeal entübasyona göre ise belirgin şekilde
düşüktür (9,32,33). Yutma güçlüğü oranı ise trakeal entübasyona göre
belirgin şekilde yüksek bulunmuştur (34).
73 yaşında ve TUR-prostatektomi için 2 saat 20 dk süreyle laringeal maske
kullanılan bir olguda, 1 hafta sonra tek taraflı lingual sinir paralizisine bağlı
tad duyusu azalması ortaya çıktığı ve 6 ay sonra durumun değişmediği
bildirilmiştir (35).
Doppler ultrasonografi ile karotis çapı ve kan akım hızı ile miktarının
değerlendirildiği bir çalışmada; her iki karotiste de damar çapının
daraldığı ancak kan akım hızı ve miktarlarının artışı gösterilmiş
ve karotis arterlerinde ateromatöz hastalık olan popülasyonda laringeal maske
kullanımının uygun olmayabileceğine dikkat çekilmiştir (36).
LARİNGEAL MASKENİN AVANTAJLARI
Trakeal entübasyona göre :
* - Yerleştirmesi kolaydır.
* - Kas gevşetici ve laringoskop zorunlu değildir.
* - Diş hasarı ve havayolu hasarı minimaldir.
* - Hemodinamik ve introküler basınç değişiklikleri daha azdır.
Yüz maskesine göre :
* - Yaşlı ve dişsiz hastalarda uyum sorunu yoktur.
* - Anesteziyolojistin eli serbest kalır.
* - End tidal gaz konsantrasyonları daha kolay izlenir.
ENDİKASYONLARI
Endikasyonlar ve kontrendikasyonlar mutlak olmaktan çok göreceli olarak düğünülmelidir.
1. Havayolunun yüz maskesiyle sağlanabileceği bütün hastalar. İstisnası
orofaringeal patolojili hastalardır. Günübirlik kısa süreli girişimlerde
yaygın kullanım alanı bulmuştur.
2. Yüz maskesinin etkinliğini azaltan ya da olanaksızlaştıran sakal,
çene anomalisi ya da dişsizlik gibi sorunların bulunduğu olgular.
3. Anesteziyolojistin elinin serbest kalması gereken durumlar.
4. Trakeal entübasyon güçlüğü olan olgular (37-39). Laringeal maske ASA'nın
güç havayolu yönetimi algoritmi içinde yer almaktadır (40). Bu endikasyon için,
planlanan cerrahi girişimin tipi de uygun olmalıdır. Klinişimizde ileri
derecede servikal ankiloz nedeniyle trakeal entübasyon yapılamayan bir olguda
laringeal maske başarıyla uygulanmıştır.
5. Ses sanatçıları ve spikerler. Trakeal entübasyona bağlı vokal
kord hasarı riskinden kaçınmak için.
6. Pierre Robin Sendromu, Treacher Collins Sendromu, Freeman Sheldon
Sendomu, Juvenil Kronik Artrit ve Yarık Damak gibi anatomik nedenli entübasyon
güçlüğü beklenen konjenital anomali olguları ve ağız açıklı?
laringoskopi ve trakeal entübasyon için yeterli olmayan olgular (9,41,42). Ağız
açıklığı 12 mm olan bir olguda laringeal maskenin başarıyla kullanıldığı
bildirilmiştir (43).
7. Fiberoptik bronkoskopi girişimleri. Oksijenasyonu kolaylaştırmakta
ve larinks girişinin kolayca lokalize edilmesini sağlamaktadır (44, 45).
8. Kardiyopulmoner resüsitasyon (46-49). Anesteziyolojist olmayan ve
trakeal entübasyon deneyimi bulunmayan kişiler tarafından kolayca yerleştirilebilir
ve yüz maskesinden daha etkin bir havayolu sağlar. Kalp masajı sırasında
yerinin değişebileceği anımsanmalıdır.
KONTRENDİKASYONLAR
1. Mide içerişi aspirasyon riski yüksek hastalar
2. Anesteziyolojistin havayolundan uzak kaldığı operasyonlar
3. Akciğer kompliyansı çok düşük ya da havayolu direnci çok yüksek
hastalar
4. Orofarinks ya da epiglot lezyonu olan hastalar
SONUÇ
Laringeal maske, trakeal entübasyonla yüz maskesi arasında yer alan çok
değerli bir seçenektir. Laringeal maskenin uygun olgularda doğru şekilde
kullanılması, anesteziyolojistlerin uygulayıcı ve eşitici işlev üstlenmeleriyle
olasıdır.
KAYNAKLAR
1. Brain AIJ : The laryngeal mask. A new consept in airway management.
Br J Anaesth 55:801,1983.
2. Brain AIJ : Intavent Larinks Maskesi. (Çev. ?irin Parkan) ?kinci baskı,
Türe Medikal Limited ?irketi, ıstanbul, s 1-53,1993.
3. Jones JR : Laryngeal mask airway : an alternative for the difficult
airway. AANA 63:444-9, 1995.
4. Brain AIJ : The development of the laryngeal mask-a brief history of
the invention, early clinical studies and experimental work from which the
laryngeal mask evolved. Eur J Anesthesiol 46:489-91,191.
5. Brimacombe JR : Positive pressure ventilation with the size 5 laryngeal
mask. J Clin Anesth 9:113-7,1997.
6. Rowbottom SJ, Simpson DL, Grubb D : The laryngeal mask airway. A
fiberoptik assessment of positioning. Anaesthesia 46:489-91,1991.
7. Samarkandi AH, Ali MS, Elgammal M, Bakhamees HS : Airway protection by
the laryngeal mask airway in children. Middle East J Anesthesiol 13:107-13,1995.
8. Asai T, Morris S : The laryngeal mask airway: its' features, effects
and role. Can J Anaesth 41:930-60, 1994.
9. Özgen S, Dal D : Laringeal Maske. Anestezi Dergisi 4:7-13, 1996.
10. Brown GB, Patel N, Ellis FR : Comparison of propofol and thiopentone
for laryngeal mask insertion. Anaesthesia 46:771-2, 1991.
11. Driver I, Wilson C, Wiltshire S, Mills P, Howard Griffin R :
Co-induction and laryngeal mask insertion. A comparison of thiopentone versus
propofol. Anaesthesia 52:698-700, 1997.
12. Stoneham MA, Bree MB : Facilitation of laryngeal mask insertion.
Anaesthesia 50:464-6,1995.
13. Dal D, Kahraman S, Göl A, Altunkaya H, Özgen S : Laringeal maske
yerleştirilmesinin kolaylaştırılmasında lidokainin yeri. Anestezi Dergisi
4:172-175, 1996.
14. Dingley J, Baynham P, Swart M, Vaughan RS : Ease of insertion of the
laryngeal mask airway by inexperienced personnel when using an introducer.
Anaesthesia 52:756-60,1997.
15. Matta BF, Marsh DS, Nevin M : Laryngeal mask airway : a more succesful
method of insertion. J Clin Anesth 7:132-5, 1995.
16. Wakeling HG, Butler PJ, Baxter PJ : The laryngeal mask airway : a
compaison between two insertion techniques. Anesth Analg 85:687-90,1997.
17. Dingley J, Asai T : Insertion methods of the laryngeal mask airway. A
survey of current practice in Wales. Anaesthesia 51 :596-9,1996.
18. Fujii Y, Tanaka H, Toyooka H : Circulatory responses to laryngeal mask
airway insertion or tracheal intubation in normotensive and hipertensive
patients. Can J Anaesth 42:32-6,1995.
19. Meriç L, Bayram H, Erıanlı D, Özkan S, Gökben M : Pediyatrik
olgularda larengeal mask ve endotrakeal tüpün hemodinami, göziçi basıncı,
ses kısıklığı ve boğaz ağrısı üzerine etkileri. Türk Anes ve Rean
Mecmuası 25:327-331,197.
20. Fujii Y, Toyooka H, Tanaka H : Cardiovascular responses to tracheal
extubation or LMA removal in normotensive and hypertensive patients. Can J
Anaesth 44:1082-6,1997.
21. Lamb K, James MFM, Janicki PK : The laryngea mask airway for
intraocular surgery:effects on intraocular pressure and stress responses. Br J
Anaesth 69:143-7, 1992.
22. Holden R, Morsman CDG, Butler J, Clark GS, Hughes DS : Intraocular
pressure changes using the laryngeal mask airway and tracheal tube. Anaesthesia
46:123-6,1991.
23. Whitford AM, Hone SW, O'Hare B, Magner J, Eustace P : Intraocular
pressure changes following laryngeal mask airway insertion : a comparative
study. Anaesthesia 52:794-6, 1997.
24. Marjot R : Pressure exerted by the laryngeal mask airway cuff upon the
pharynegeal mucosa. Br J Anaesth 70:25-9,1993.
25. Frohlich D, Schwall B, Funk W, Hobbhahn J : Laryngeal mask airway and
uncuffed tracheal tubes are equally effective for low flow or closed system
anaesthesia in children. Br Anaesth 79:289-92,1997.
26. Barker P, langton JA, Murphy PJ : Regurgitation of gastric contents
during general anaesthesia using the laryngeal mask airway. Br J Anaesth
69:314-5,1992.
27. El Mikatti N, Luthtra AD, Healy TEJ : Gastric regurgitation during
general anaesthesia in the supine position with laryngeal and mask airways. Br J
Anaesth 69:529-30,1992.
28. Brimacombe JR, Berry A : The incidence of aspiration associated with
the laryngeal mask airway. a metaanalysis of published literature. J Clin Anesth
7:297-305,1995.
29. Bapat BP, Verghese C : Laryngeal mask airway and the incidence of
regurgitation during gynecological laparoscopies. Anesth Analg 85:139-43,1997.
30. Doğan ?V, Eti Z, Göğü? FY : Laringeal maske ile mekanik
ventilasyon aspirasyon riskini artırır mış Türk Anest Rean Cem Mecmuası
25:398-400,1997.
31. Selby IR, Morris P : Intermittent positive ventilation through a
laryngeal mask in children : does it cause gastric dilatationı Paediatr Anaesth
7:305-8,1997.
32. J oshi GP, Inagaki Y, White PF et al : Use of the laryngeal mask airway as
an alternative to the tracheal tube during ambulatory anesthesia. Anesth Analg
85:573-7,1997.
33. Gürsel S, Bağgül E, Çelebio?lu B, Aypar Ü : Larengeal maske ve
endotrakeal tüpün çıkarılması sırasında ve erken postoperatif dönemde görülen
komplikasyonlar. Türk Anest Rean Cem Mecmuası 25:273-6,1997.
34. Rieger A, Brunne B, Hass I, Brummer G, Spies C, Striebel HW, Eyrich K
: Laryngo-phryngeal complaints following laryngeal mask airway and endotracheal
intubation. J Clin Anesth 9:42-7,1997.
35. Ostergaard M, Kristensen BB, Mogensen TS : Reduced sense of taste as a
complication of the laryngeal mask use. Ugeskr Laeger 159:6835-6,1997.
36. Colbert S, O'Hanlon DM, Page R, Flanagan F, Moriarty D : Haemodynamic
changes with the laryngeal mask airway. Eur J Anaesthesiol 14:514-7,1997.
37. Aye T, Milne B : Use of the laryngeal mask prior to definitive
intubation in a difficult airway : a case report. J Emerg Med 13:711-4,1995.
38. Satoh K, Tachibana C, Fukada T et al : Difficult adult airway and
endotracheal intubation. Masui 44:1285-9,1995.
39. Lukianov MV, Zolicheva Nlu : The use of the laryngeal mask in a female
patient with an unpredictable difficult intubation. Anesteziol Reanimatol
4:69-71,1997.
40. American Society of Anesthesiologists : Task force on management of
difficult airway. Anesthesiology 78:597-60,1993.
41. Choufane S, Lemogne M : Treacher Collins syndrome : intubation
difficulties. Ann Fr Anesth Reanim 14:535-6,1995.
42. Munro HM, Butler PJ, Washington EJ : Freeman-Sheldon (whistling face)
syndrome. Anaesthetic and airway management. Paediatr Anaesth 7:345-8,1997.
43. Maltby JR, Loken RG, Beriault MT, Archer DP : Laryngeal mask airway
with mounth opening less than 20 mm. Can J Anaesth 42:1140-2,1995.
44. Holmstrom A, Akeson J : Fiberoptic laryngotracheoscopy via the
laryngea mask airway in children. Acta Anaesthesiol Scand 41:239-41,1997.
45. Walker RW, Allen DL, Rothera MR : A fiberoptic intubation technique
for children with mucopolysaccharidoses using the laryngeal mas airway. Paediatr
Anaesth 7:421-6,1997.
46. Reed AP : Current concepts in airway management for cardiopulmonary
resuscitation. Mayo Clin Proc 70:1172-84,1995.
47. Gabbott DA- Baskett PJ : Management of the airway and ventilation
during resuscitation. Br J Anaesth 79%:159-71,1997.
48. Stanwood PL : The laryngeal mask airway and the emergency airway.AANA
J 65:364-70,1997.
49. Brimacombe J : Neonatal resuscitation and the laryngeal mask.
Anaesthesia 50:569-70,1995.
|