|
|
| |
|
|
|
 |
| |
|
|
| |
- Prof. Dr. Güner KAYA
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD.
FİBEROPTİK BRONKOSKOP YARDIMI İLE ENTÜBASYON (FOBE)
Anestezinin ve acil koşulların ya da kardiyopulmoner resüsitasyonun temel
koşulu üst hava yollarının açıklığının sağlanmasıdır. Anesteziden
kaynaklanan mortalitenin %30'unun hava yolu açıklığı ile ilgili
komplikasyonlara ait olması, konunun ne denli önemli olduğunun kanıtıdır.1
Hava yolu açıklığının sağlanmasında güçlük çekilen hastaların varlığı
ya da operasyon çeşitlerinin artması ile hastaların rekonstrüktif cerrahide
ikinci, üçüncü kez ameliyata gelmesi sorunu giderek daha çok güncelleşmiştir.
Emniyetli hava yolu sağlanması için çeşitli teknikler sunulup arayışlar
devam ederken, bir yandan da konu ile ilgilenen kişiler 1995'te Chicago'da
biraraya gelerek "Havayolu Sağlanması Derneşi"ni kurmuşlardır
(Socicty for Airway Management). Dernek amaçlarını, A) Hastanın bakımı ve
araştırmalar için havayolu ile ilgilenen kişileri biraraya getirmek; B)
Havayolu sağlanmasında yeni teknikler geliştirmek, eşitim, öğretim ve araştırma
yapmak; C) Üyeleri ve halkı havayolu sağlanması konusunda bilgilendirmek,
toplantılar ve konferanslar düzenlemek ve yayınlar yapmak şekilnde özetlemektedirler.
Son zamanlarda Amerikan Anesteziyolojistler Derneşi güç havayolu ile karşıla??ldığında
uygulanacak yol gösterici bir algoritm yayınlanmıştır2. Burada da vurgulandığı
gibi hastayı önceden değerlendirmek ve olası zor entübasyon güçlüğünü
önceden tahmin etmek hasta emniyeti açısından ana kuraldır. Hastaya ve koşullara
özellikle de anestezistin deneyimine göre seçilecek yöntemi belirlemek
sonraki en önemli adımdır.
Güç entübasyon durumunda pek çok teknik tarif edilmiştir. Bunlardan birisi
olan fiberoptik bronkoskop yardımı ile entübasyon ilk kez 1967 yılında
uygulanmıştır. Cerrahpa?a Tıp Fakültesi Anesteziyoloji Anabilim dalında özellikle
Plastik ve Rekonstrüktif cerrahi hastalarında güç entübasyon olasılığı
taşıyan olgular 1995 yılından itibaren fiberoptik bronkoskop yardımıyla
entübe edilmektedir4,5,6,7. İlk olgularda en kısa entübasyon süresi 14
dakika iken ve bir olguda 75 dakika süren uğra?tan sonra hasta entübe
edilebilmiş iken son zamanlarda birkaç dakkia içinde hastanın entübe edilir
hale gelmesi deneyimin önemini vurgulamaktadır4.
Olgular ve Yöntem
Güç entübasyon olasılığı modifiye Mallampati, Wilson, Patil ve
Cormack-Lehan skorlarına göre değerlendirilen, yaşları 5-66 yıl arasında
değişen toplam 60 olgu uygulama kapsamına alındı. Ameliyat endikasyonları,
ameliyatlarına ve FOBE endikasyonlarına ait bilgiler tablo 2'de verilmektedir.
Hastalara bir gün önceden geçirecekleri işlem detaylı olarak anlatıldı ve
yardımları istendi. Premedikasyon uygulanmadan ameliyathaneye alınan
hastalarda önce SpO2, arter basınçları, kalp atım hızları monitorize
edildi. Sonra premedikasyon amacı ile midazolam 1 mg i.v (gerektikçe 1 mg),
refleksleri bastırmak ve işlemi kabul edilebilir hale getirmek amacıyla
fentanil 0.1 mg i.v (gerektikçe 0,05 mg), sekresyonları azaltmak amacıyla da
atropin 0,5mg i.v verildi. Daha sonra burun mukozası hazırlığına geçildi.
Vazokonstrüksiyon ve topik anestezi amacıyla, önceleri %1 lidokain ve %0.5
efedrin emdirilmiş pamuk tamponları her iki burun deliği içine yerleştirildi.
Zaman içinde vazokonstrüksiyon için efedrin yerine adrenalin kullanılmaya bağlandı.
Bu tamponlarla burun dekonjesyonu sağlandıktan sonra uygun bulunan burun deliğinden
Wendl nazofarengeal tüp lidokain jel ile kayganlaştırılarak geçirildi. Beş-on
dakika beklenerek burun deliğinin dilatasyonu sağlandı. Bu arada lidokain %2
spray ile hipofarenks bölgesine topik anestezi uygulandı. Diğer burun deliğinden
aspirasyon sondası yardımıyla oksijenasyona bağlandı. Hastanın
gereksinimine göre midazolam ve fentanil tekrarlanarak işleme geçildi. Önce,
kullanılacak entübasyon tüpü fiberoptik bronkoskop (Olympus P 20 D) üstünden
geçirilerek tespit edildi. Sonra dilate edilen burun deliğinden fiberoptik
bronkoskop (FOB) sokularak, nazofarenks geçilip önce epiglot sonra gerekli
manipulasyonlar uygulanarak larenksin görülmesi sağlandı. Görünümde kord
vokaller ortalandıktan sonra FOB portundan %1'lik lidokain püskürtülerek
larenks ağzının topik anestezisi sağlandı. FOB hipofarenkse çekilerek 1-2
dakika beklendi; sonra tekrar ilerletilerek kord vokallerin arasından geçildi.
Trakeaya %1'lik lidokain püskürtüldü. Gene geri çekilerek hipofarenkste
uygun süre beklendikten sonra kord vokaller arasından geçilip trakeaya
girerken hastaya hipnotik ajan (sodyum tiyopental veya propofol) verildi.
Endotrakeal tüp bronkoskop üzerinden kaydırılarak trakeaya germesi sağlandı.
FOB aracılığıyla endotrakeal tüpün karinaya uzaklığı kontrol edildikten
sonra FOB çıkarıldı ve tüp anestezi devresine bağlanarak işlem sonlandırıldı.
Bulgular
ASA I-III sınıflamasına giren, yaş aralığı 5-66 yıl arasında değişen
40'? erkek ve 20'si kadın 60 hastada, efedrinli veya adrenalinli burun tamponu
ile atropinin etkisine bağlı olan taşikardi dışında ciddi hemodinamik değişiklik
olmadı. FOBE uygulanan olguların tanı ve endikasyonları Tablo 2'de gösterilmiştir.
İlk seride entübasyon süresi 28.4±21.9 dakika idi. İlk seri dışında
kalan hastalarda ise bronkoskopun burun deliğinden sokulup entübasyon tüpünün
trakeaya yerleştirilmesi için geçen süre sıklıkla 5 dakika idi. Başarısız
olduğumuz tek olgudaki sorun hastaya uygun olan entübasyon tüpü ile
bronkoskop arasındaki uyumsuzluktu. Başarı oranımız %97.7 olup, 55 hastada
birinci denemede, 3 hastada ikinci denemede ve 2 hastada ise üçüncü denemede
başarı elde edildi. Hastalara verilen fentanil, midazolam ve ketaminin en az
ve en çok miktarları sırasıyla 0.1-0.25 mg, 0.5-3.5 mg ve 60-120 mg idi. 51
hastada sedasyon düzeyi 2 olup 9 hastada 3 idi. Bir hastada kullanılan yüksek
doz fentanile bağlı olarak apne ve SpO2 düımesi (%55) ve disritmi oldu. Bu
olgu dışında diğer hastalarda SpO2 %90-%98 arasında seyretti. Kanama sıklığı
ise %3.3 olup, bir olguda entübasyon süresinin uzamasına (75 dk) neden oldu.
Tablo 2. FOBE uygulanan olguların tanı ve endikasyonları
OLGULAR (n=60) OLGU SAYISI ENDIKASYON
Çene ankilozu
20 Ağız açıklığında kısıtlılık
Fasyal travma
10 " "
"
Yanık kontraktürü
6 " "
"
Yanakta doku defekti 3
" " "
Yüzde tümör
8 " " "
Hemifasyal atrofi
2 " "
"
Romatoid artrit
1 " "
"
Opere dudak Ca
6 " "
"
Dev guatr
2 Mallampati 4
Endometrium
1 Cormack-Lehan 4
Piere Robin sendromu 1
" "
Tartışma
Fiberoptik bronkoskop teşhis ve tedavi amacıyla giderek daha çok kullanıma
giren bir araçtır. Güç entübasyon olgularında ise non-invaziv oluğu,
hastanın spontan solunumunun korunabilmesi ve hasta hayatının tehlikeye atılmayı??
nedeniyle tartışılmaz bir yeri vardır. FOBE genel anestezi altında, uyanık,
nazal ve oral olarak uygulanabilir. Bizim olgularımızın çoğunluğunun çene
ankilozu olması nedeniyle seçimimiz doğal olarak uyanık ve nazal yol olmak
durumunda idi.
Genel olarak fiberoptik entübasyon başarı oranları %92 ile %98.5 arasında
verilmektedir7,8. Entübasyonun gerçekleştirilememesinin nedenleri arasında
deneyim eksikliği, sekresyon ve kanamanın varlığı, objektif buşulanması,
anatomik bozukluklar (büyük epiglot, epiglotik kitle, servikal vertebraların
şiddetli fleksiyon deformitesi) bronkoskop ile tüpün birbirine yapııması
gibi nedenler sayılmaktadır7,8. Bizim ilk sunduğumuz seride entübasyonu 75
dakika süren bir olguda sorun, burun mukasının dekonjesyonu yeterli olmadığı
için, işlemin başlangıcından itibaren kanamanın görünümü bozması idi.
Psikolojik yönden labil olan 5 genç hastada reflekslerin bastırılamayışı
ve kuvvetli öğürme refleksi gelişmesi işin zorlaımasına, sürenin uzamasına
sebep olurken, diğer hastalara göre daha yüksek dozda midazolam ve fentanil
kullanılmasını gerektirdi. Bu hastalardan birinde SpO2 %90'a kadar düştü.
Refleksleri bastırabilmek için sedasyonun ağır tutulduğu 4 hastada dilin
geriye düımesi ile fiberoptik bronkoskopun ilerletilmesi güçlüğü yaşandı.
Bu nedenle havayolu refleksinin çok güçlü olduğu problemli olgularda
ketamin kullanılmasını önermekteyiz. Biz yaşları 5,9,12,14 olan 4 olguda
ketamin kullandık. ilk sunduğumuz seriden bir olguda FOB ile uygun olan 6.0 F
tüpün hastaya büyük gelmesi nedeniyle başarısız kalındı. Bu seride entübasyon
süresi ortalama 28.4 ±21.9 dakika iken son 52 olguda entübasyona bağlama ve
gerçekleştirilmesi arasında geçen süre ortalama 5 dakikadır4. Roberts'in
ifadesine göre bu konuda kompetan olabilmek için en az 50 başarılı
fiberoptik entübasyon gerçekleştirilmelidir9. Kişisel deneyimlerimiz sonucu
bu yoruma biz de katılıyoruz.
Sonuç
Fiberoptik bronkoskop yardımıyla uyanık hastalarda, spontan solunumu
koruyarak nazal yolla yapılan entübasyon hastayı riske atmadan
uygulanabilecek güvenli bir yöntemdir. Özellikle çene ankilozu olup, ağız
açıklığı kısıtlaması olan hastalarda non-invaziv en çok güvenilecek yöntemdir.
Tek dezavantajı cihazın pahalı olmasıdır. Otörlerce dezavantaj olarak
sunulan deneyim gerektirmesi düşüncesinin kişisel deneyimlerimize göre çok
önemli olmadığı kanısındayız. Deneyimli kişilerin öngörüleri hesaba
katılarak bilinçli uygulanan 10 olgudan sonra bu yöntemin kolaylıkla
uygulanacağı düşüncesindeyiz. Özellikle, bir merkezde yöntemin
uygulanabiliyor olması deneyimsiz kişilerin eşitiminin ilk kez bağlayana göre
çok daha kolay olacağı düşüncesini benimsemekte ve her merkeze fleksibl
fiberoptik bronkoskoba sahip olmayı önermekteyiz. Ayrıca, fiberoptik entübasyonun
güç olduğu durumlarda, hastaya pozisyon verilmesinin (çenenin kaldırılması,
trakeanın dışarıdan orta hatta fiksasyonu, dilin dışarıya çekilmesi
gibi) fiberoptik entübasyon girişiminin başarısını artıracağı kanısını
taşımaktayız.
KAYNAKLAR
1. Benimof JL, Scheller MS: The importance of transtrakeal jet
ventilation in the management of the difficult airway. Anesthesiology 71:769,
1989.
2. American Soceity of Anesthesiologists Task Force: Practice guidelines
for management of the diffucult airway. Anesthesiology 78:597-602, 1993.
3. Murphy P: Fiberoptic endoscope used for nasal entubation. Anesthesia
22: 489, 1967.
4. Utku T, Kaya G, Tunalı Y, Soysal Y, Bozkurt P: Güç entübasyon
olgularında fiberoptik bronkoskop yardımıyla uyanık nazal entübasyon-ön çalışma.
Türk Anest Rean Cem Dergisi 24:5; 209, 1996.
5. Kaya G, Çömlek S, ?pek N, Altınta? F, Bozkurt P, Utku T: Güç entübasyon
olgularında fiberoptik bronkoskop ile entübasyon. XXXI. Ulusal Plastik ve
Rekonstrüktif Cerrahi Kongresi, Bursa 4-8 Eylül 1996. Özet kitabı video
sunumu).
6. Kaya G, Altınta? F, ?pek N, Bozkurt P, Çömlek S, Çalışkan F: Zor
entübasyon olgularında fiberoptik bronkoskop ile entübasyon. XXXI. Türk
Anesteziyolojisi ve Reanimasyon Kongresi Kitabı, Bursa 24-28 Ekim, s 278, 1997.
7. Ovassapian A: Fiberoptic-assisted management of the airway. ASA 19 (8);
101, 1991.
8. Ovassapian A, Yelich SJ, Dykes MHM, Brunner EA: Fiberoptic nasotracheal
intubation: ıncidence and causes of failure. Anesth Analg 62:692, 1983.
9. Roberts JT: Fiberoptic intubation and alternative techiques for
managing the difficult airway. ASA Annual Refresher Course Lectures,
Lippncott-Roven Publishers, Philadelphia, p213, 1996.
|