|
| |
-
Prof.Dr.Ayla Tür
-
-
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Tıp Fakültesi Anesteziyoloji Anabilim Dalı
İntravenöz anesteziklerin çok eski bir grubunu
oluşturan barbitüratlar ; genel anestezide indüksiyon, dengeli anestezi,
bölgesel anestezide sedasyon, kısa süreli operasyonlarda tek başına genel
anestezi, konvülsiyon tedavisi, narkoanaliz ve elektrokonvülsif tedavi
oluşturmak amaçlarıyla kullanılırlar.
Barbitüratlar, barbitürik asit
(2,4,6-trioxyhexahydropyrimidine)’ in suda çözünen sodyum tuzları
şeklindeki deriveleridir.
İntravenöz genel anesteziklerin tümünde olduğu gibi
barbitüratlarda da farmakokinetik bakımdan en önemli özellik; fazla lipofilik
ilaçlar olmaları nedeniyle, beyine çok hızlı girmeleri ve
intravenöz enjeksiyondan sonra oluşan plazma düzeylerinin trifazik
olmasıdır. İlk faz ın (dağılım fazı)
yarılanma ömrü birkaç dakika, ikinci faz ın (redistribüsyon
fazı) 15-30 dk ve üçüncü faz ınki (eliminasyon
fazı) birkaç saat veya daha fazladır.
Anestezinin kısa sürmesi, ilacın beyinden kısa
sürede redistribüsyonla uzaklaştırılmasına bağlıdır. Beyinden
uzaklaşan ilaç geçici bir süre çizgili kas, yağ dokusu ve diğer dokularda
toplanır. Etki süresi ile yakından ilgili bir parametre, redistribüsyon
fazının yarılanma ömrü dür. Bu ilaçların eliminasyonu, etki süresinden
bağımsız bir hızda karaciğerde biyoinaktivasyon şeklinde olur.
Beyinde nöronal inhibisyonda en yaygın şekilde rol
oynayan GABA (gama-amino butirik asit)’in aktive ettiği GABAA
reseptörü-klorür kanalı kompleksi üzerinde barbitüratlar
için yüksek afiniteli bağlanma yerleri vardır. Barbitüratların o yerlere
bağlanması GABA’nın kendine özgü reseptöre bağlanmasını potansiyalize eder ve
GABA’nın inhibitör etkisini arttırır. Barbitüratların VGCC
(voltage-gated calcium channels) ve NMDA (N-methy-D-aspartate)
reseptörleri’ne inhibitör etki ile iskemik hasara karşı nöronları koruyucu etki
yaptığı da tartışılmaktadır.
Barbitüratların metabolizmaları karaciğerde olur.
Oksidasyon, N-dealkilasyon, desülfürasyon ve barbitürik asit halkasının
yıkılması ile oluşan metabolitlerinin çoğu inaktiftir, suda erir ve idrarla
atılırlar.
Fenotiazinler, benzodiazepinler ve opioidler
barbitürat etkisini hızlandırır, derinleştirir ve uzatırlar.
Üremi, dolaşım yetmezliği ve ağır anemide
barbitüratlara duyarlılık artar.
İntravenöz anestetiklerin barbitüratlar grubunda
bulunan ilaçlar olan barbitürik asitin suda çözünen sodyum tuzları şunlardır:
- Tiyopental sodyum
(Pentothal)
- Metoheksital sodyum
(Brevital)
- Tiamilal sodyum
(Surital)
- Heksobarbital sodyum
(Evipan)
- Tiyobarbital sodyum
(Kemithal)
TİYOPENTAL SODYUM (PENTOTHAL)
İntravenöz anestezi amacıyla kullanılan
barbitüratlardan en fazla deneyim elde edilmiş olanı Tiyopental sodyumdur. Bu
ajan, 60 yıldan uzun süre barbitürat anestezik grubunun temsilcisi özelliğinde
olup, daha sonra keşfedilen diğer intravenöz ajanlarla karşılaştırmak için
kullanılan standart bir indüksiyon ajanı işlevi görmüştür. Her ne kadar genel
anesteziyi indükleyen ideal bir ilaç değilse de, uzun süredir bu standart
indüksiyon ajanı olma pozisyonu çok büyük bir dezavantajının olmayışından ileri
gelmektedir.
Tiyopental, kısa etki süreli bir hipnotik ilaç olan
pentobarbital'in tiyo türevidir (tiyobarbitürat).
Sudaki solüsyonu kuvvetli alkalidir (pH=10.5 ). Bu
nedenle birçok ilaçla ve kas gevşeticilerle (süksinilkolin, vekuronyum bromid,
vs) çökelti oluşturur. Bu çökeltiler de pulmoner emboliye neden olabilir.
Etki Mekanizması ve Metabolizması :
İntravenöz yoldan anestezi indüksiyon dozunun (4-7
mg/kg) verilişinden 15-20 saniye (kol-beyin dolaşım süresi) sonra bilinç kaybı
olur. Beyin sapındaki retiküler aktive edici sistemi deprese ederek etki yapar.
İlacın diğer dokulara (kas dokusu, yağ dokusu gibi)
redistribüsyonu sonucu beyindeki ilaç düzeyinin düşmesi ile, 5-15 dk’da
anestezik etkisi geçer, verilişinden 20-30 dk sonra ise bilinç geri döner.
Yüksek dozlarda verildiğinde birikim olup ayılma
süresi uzar.
Kan pH’sı, proteine bağlanma miktarı ve metabolizma
hızı; anestezinin derinliğini, süresini ve ayılmanın süresini etkiler.
Metabolizması karaciğerde olur. Oksidasyon,
N-dealkilasyon, desülfürasyon ve barbitürik asit halkasının yıkılması ile oluşan
metebolitlerinin çoğu inaktiftir, suda erir ve idrarla atılırlar.
Metabolizma hızı yavaştır (saatte %10-15’i
metabolize olur).
Eliminasyon yarılanma ömrü 9-12 saattir
Sistemlere etkileri:
Santral Sinir Sistemi:
Serebral metabolizma hızını, serebral kan akımını
ve intrakranyal basıncı düşürür.
Serebral metabolizmayı azaltmasıyla serebral
oksijen tüketimini de azaltır. Serebral metabolizmanın azalması, tüm serebral
koruyucu etkilerde rol oynar (serebral kan akımının, serebral oksijen
tüketiminin, intrakranyal basıncın azalması gibi).
Antikonvülsan etkilidir.
Pupillerde miyozis yapabilir.
Göz küresi hareketsiz ve santral konumda kalır.
Kirpik ve tendon refleksleri deprese olur.
Anestezik etkisine karşın analjezik etkisi yoktur.
Küçük dozlarda hiperaljezi yapar (taşikardi,
takipne, hipertansiyon, terleme ve midriyazis gibi sempatik uyarı bulgularına
neden olur). Ratlarda ise hiperaljezi değil, nosifensif hiperrefleks’i
indüklediği gösterilmiştir.
Solunum sistemi:
Solunum merkezi üzerine güçlü depresan etkisi
vardır. Bu merkezin CO2’in stimülan etkisine karşı duyarlılığını
azaltır.
Doza bağlı olarak, solunumun frekansında ve
derinliğinde azalmaya, solunum depresyonuna neden olur.
Yüzeyel anestezide öksürük, laringospazm ve
bronkospazma eğilimi arttırır (kronik bronşitli ve astımlı hastalarda daha
belirgin).
Dolaşım sistemi :
Kardiyovasküler sistem üzerine etkileri; vazomotor
merkeze depresif, arteriyollere vazospazm ve total periferik damar rezistansını
artırıcı yöndedir. Kalp kontraktilitesini ve kalp debisini azaltır, taşikardi
oluşturabilir.
Damar düz kaslarında kontraksiyon oluşturur.
Tiyopental bu kontraksiyona sarkoplazmik retikulumdan Ca++ salınımı
ile neden olur. (Ratların aortik düz kaslarında, dışarıdan Ca++
girişi olmadığı halde, sarkoplazmik retikulumdan Ca++ salınımıyla
kontraksiyon oluşturduğu gösterilmiştir.)
Yüksek dozda tiyopentalin ise intracellüler
inhibitör etki ile vazodilatasyon yapabileceği de yine eksperimental
çalışmalarla gösterilmiştir.
Myokarda yaptığı direkt depresif etki ile
kan basıncında geçici düşme olur. Bu düşme hipertansif hastalarda daha
belirgindir.
Hızlı enjeksiyon şiddetli hipotansiyon, dolaşım
kollapsı ve kardiyak arreste neden olabilir. Bu nedenle enjeksiyon
çok yavaş yapılmalıdır.
Beyin kan akımını ve kafa içi basıncını azaltır.
Gebe annenin dolaşımından plasentaya geçerek
fötusta depresyona neden olur. Ancak, indüksiyon dozunda (4-7 mg/kg)
kullanıldığında fötustaki depresyon çok az olur. İlacın umblikal venöz kandan
hepatik atılımı, fötal dolaşımdaki geniş şantlar ve hızlı redistribüsyon
da bunda oynar.
Yanlışlıkla ven dışına veya arter içine yapılırsa
irritasyon, nekroz, arteriel spazm, tromboz ve kalıcı sinir hasarı gibi
komplikasyonlara neden olur.
Diğer etkileri :
Üriner sistem üzerine etkileri dolaylıdır.
Kardiyovasküler depresyona bağlı olarak renal kan akımında ve renal
fonksiyonda azalmaya neden olur.
Üremi, anemi ve dolaşım yetmezliğinde
barbitüratlara duyarlılık artar.
İndüksiyon dozunda karaciğer fonksiyon bozukluğu
yapmaz.
Atopik bünyeli kişilerde histamin deşarjı
yapabilir.
Göz içi basıncını düşürür.
Tiyopental dışında intravenöz anestezide kullanılan
metoheksital ve tiyamilal tiyopentale
benzemektedir. Metoheksitalin tiyopentalden daha hızlı etkili ve ayılmanın
daha çabuk olması en belirgin ayrıcalıktır.
En çok kullanılan barbitüratlar birbirleriyle ve
diğer intravenöz anestezik ajanlarla kliniksel ve farmakolojik özellikler
yönünden Tablo I ve II’de karşılaştırılmıştır.
Tablo-I : Anestezi indüksiyonu için kullanılan
intravenöz sedatif - hipnotik ajanların önemli kliniksel özellikleri.
Her kategoride herbir ajanla ilgili pozitif
(+, ++), nötral (0) ve negatif ( -, - - ) etkiyi tanımlayan beş-puanlı
kalite skalası.( Ronald Miller’den. )
Tablo-II: Ençok kullanılan barbitüratların bazı
farmakolojik özellikleri
İlaç etkileşimleri:
- Alkol ; sedatif etki artar.
- Antiaritmikler ; disopiramid ve kinidinin
metabolizması artar (plazma konsantrasyonları düşer).
- Antibakteriyeller ; kloramfenikol, doksisiklin
vemetranidazolün metabolizması hızlanır (etki azalır), sülfonamidler
tiyopentalin etkisini arttırır.
- Antikoagülanlar ; nikumalon ve varfarinin
metabolizması hızlanır (antikoagülan etki azalır).
- Antidepresanlar ; antikonvülsan etkiye
antagonist etki (konvülsiyon eşiği düşer), mianserin ve trisikliklerin
metabolizması hızlanır (plazma konsantrasyonları düşer).
- Antiepileptikler ; fenobarbital ya da primidon
ile diğer antiepileptiklerin bir arada kullanılması, antiepileptik etkide
artışa neden olmadan toksik etkiyi artırabilir. Dahası, etkileşimler tedavinin
izlenmesini güçleştirebilir. Etkileşimlerden bazıları ; etkilerin artması,
sedasyonun artması ve plazma konsantrasyonlarında düşmedir.
- Antifungaller ; fenobarbital, grisofulvin
emilimini azaltır (etkisini azaltır).
- Antipsikotikler ; antikonvülsan etkiye
antagonist etki (konvülsiyon eşiği düşer).
- Antiviraller ; indinavir’in ve olasılıkla
nelfinavir’in plazma konsantrasyonu düşebilir.
- Kalsiyum Kanal Blokerleri ; felodipin, isradipin
ve olasılıkla nikardipin, nifedipin ve diğer dihidropiridinler, diltiazem ve
verapamil’in etkisi azalır.
- Kalp glikozidleri ; yalnız dijitoksinin
metabolizması hızlanır (etkisi azalır).
- Kortikosteroidler ; kortikosteroidlerin
metabolizması hızlanır (etkisi azalır).
- Siklosporin ; siklosporinin metabolizması
hızlanır (etkisi azalır).
- Hormon antagonistleri ; toremifen’in
metabolizması hızlanabilir.
- Lökotrien Antagonistleri ; fenobarbital
montelukast’ın plazma konsantrasyonunu azaltır.
- Östrojenler ve Progestojenler ; gestrinon,
tibolon ve oral kontraseptiflerin metebolizması hızlanır (kontraseptif etki
azalır).
- Teofilin ; teofilinin metebolizması hızlanır
(etkisi azaalır).
- Tiroksin ; tiroksinin metabolizması hızlanır
(hipotiroidide tiroksin gereksinimi artabilir).
- Vitaminler ; D vitamini gereksinimleri
artabilir.
Kaynaklar :
- Archer DP, Samanani N and Roth SH. Pentobarbital
induces nocifencive hiperreflexia, not
hiperalgesia in rats. Can J Anaesth, 47:687-692, 2000.
- Aun CST, Short TG, O’Meara ME. Recovery after
propofol infusion anaesthesia in children: Comparison with propofol,
thiopentone or halothane induction followed by halothane maintenance. Br J
Anaesth, 72:554, 1994.
- Avramov MN, Husain MM, White PF. The comparative
effects of methohexital, propofol and etomidate for electroconvulsive therapy.
Anesth Analg, 81: 596, 1995.
- Beskow A, Werner O, Westrin P. Faster Recovery
after Anesthesia in Infants after Intravenous Induction with Methohexital
Instead of Thiopental. Anesthesiology, 83:976-979, 1995.
- Carlson BX, Hales TG, Olsen RW. GABAA
receptors and anesthesia. In: Yaksh TL, Lynch C III, Zapol WM et al (eds).
Anesthesia: Biologic Foundations, New York, Lippincott-Raven, 1998, p:259.
- Cole DJ, Cross LM, Drummond JC, et al.
Thiopentone and methohexital, but not pentobarbiton, reduce early focal
cerebral ischemic injury in rats. Can J Anaesth, 48:807-814, 2001.
- Fragen RJ and Avram MJ. Barbitürates. In: Miller
RD (ed). Anesthesia. Fifth ed. Philadelphia, Chuchill Livingstone, 2000,
pp:207-227.
- Kayaalp SO. BNF/TİK Türkiye İlaç Klavuzu, Turgut
Yayıncılık ve Tic.A.Ş. İstanbul,1999, S:533-534.
- Kayaalp SO. Rasyonel Tedavi Yönünden Tıbbi
Farmakoloji. 9. baskı, Hacettepe Taş Kitapçılık, Ankara, 2000, S:
765-782.
- Mousa WF, Enoki T, Fukuda K. Thiopental Induces
Contraction of Rat Aortic Smooth Muscle Through Ca++ Release from
the Sarcoplasmic Reticulum. Anesth Analg, 91:62-67, 2000.
- Niyashama T, Hanaoka K. Optimal dose of
thiamylal in combination with midazolam for induction of anaesthesia. Can J
Anaesth, 43(11):1134-1137, 1996.
- Taniguchi T, Yamamoto K, Kobayashi T.
Presipitate formed by thiopentone and vecuronium causes pulmonary embolizm.
Can J Anaesth, 45:347-351, 1998.
- Tassani P, Janıcke U, Ott E et al. Hemodynamic
effects of anesthetic induction with eltanolone-fentanyl versus
thiopental-fentanylin coronary artery bypass patients. Anesth Analg, 81:469,
1995.
- Van Hemelrijck J, Muller P, Van Aken H et al.
Relative potency of eltanolon, propofol and thiopental for induction of
anesthesia. Anesthesiology, 80:36, 1994.
- Wolf J, Carl P, Hansen PB, Hogskılde S. Effects
of eltanolone on cerebral blood flow and metabolism in healthy volunteers.
Anesthesiology, 81:623, 1994.
- Yakushiji T, Nakamura K, Hatano Y, Mori K.
Comparison of the vasodilator effects of thiopentone and pentobarbitone. Can J
Anaesth,39:604-609, 1992.
- Zhan RZ, Fujiwara N, YamakuraT, et al.
Differential inhibitory effects of thiopental, thiamylal and phenobarbital on
both voltage-gated calcium channels and NMDA receptors in rat hippocampal
slices. Br J Anaesth, 81:932-939, 1998.
|