İVEDİ GİRİŞİM VE YOĞUN BAKIM
KOŞULLARI GEREKTİREN İMMUN KÖKENLİ NÖROLOJİK HASTALIKLAR
Prof.Dr.Egemen İDİMAN
Bu grup hastalıklar içerisinde ilk üç
sırayı; Miyastenia Gravis (MG), Guillain_Barre-Strohl (GBS) Sendromu ve
İnflamatuar Miyopati (İM)ler almaktadır.
-
OTOİMMUN
MİYASTENİA GRAVİS:
Otoimmun MG istemli kasların anormal
yorgunluğu ve güçsüzlüğü ile karakterize bir nöromüsküler bileşke (NMB)
hastalığıdır. Hastalık 1677 de Thomas Willis tarafından tanımlanmış, 1973 de
Simpson tarafından öne sürülen, 1977 de Patrick ve Lindstrom, Engel ve Toykanın
bağımsız çalışmaları ile netlik kazanan immunopatogenezi, günümüzdeki immun
tedaviler için gerekli zemini oluşturmuştur. MG, 6-11/1 000 000 sıklıkla
görülür. Kadınlarda 3. on yılda, erkeklerde 6-7 on yılda artış gösterir.
Günümüzün gelişmiş teknolojik donanımlı yoğun bakım ünitelerinde ölüm oranı 1/
100 000 e düşmüştür.
Miyastenia Gravisli hastada kas
yorgunluğu ve güçsüzlük günün ilerleyen saatlerinde artar. Menstürel dönem,
viral enfeksiyonlar ve emosyonel stress tabloyu kötüleştirir. Başlangıçta % 50
dolayında görülen ekstraoküler kas tutuluşu
giderek % 90a ulaşır. Proksimal kas tutuluşu distalden
belirgindir. Kraniyal sinirler tarafından
innerve edilen kaslar,
servikal ,pektoral ve kalça fleksorları etkilenir. Refleksler normal ya
da canlıdır. Semptomlar dalgalanma gösterir. Değişik dönemlerde, uzun ve tam
düzelmeler oluşur. İlerleyen olgularda okuler tutuluş fasiyal ve bulber kaslara
yayılır. Gövde ve ekstemite kasları tutulur. %40-50 olgu da başlangıç bulguları
ekstraokuler tutululuşa bağlı diplopi ve blefaroptoz olmakla birlikte,bu
olguların yalnızca %15i okular kaslara sınırlı kalır. Olguların %90ı ilk yılın
sonunda generalize olur. %70 olguda tımusta lenfoproliferatif hiperplazi, %15
olguda timoma saptanır. %25 olguda diğer otoimmun hastalıkar eşlik eder. Gerek
miyastenık gerekse kolinerjik kriz tabloları ciddi ve ölümcüldür. Osserman ve
Genkins
1977 de klinik tabloyu; 1:okuler, 2A:hafif
generalize tutuluş, 2B orta ya da ağır generalize tutuluş, 3:akut fulminan MG,
4:geç şiddetli form olarak sınıflandırmıştır. Bu sınıflama bugün için de önemini
korumaktadır.
Tanıda edrofonium testi, EMG, AchR antikorları, mediasten tomografisi
önem taşır.
AchR antikorları şiddetli generalize olguların
%100ünde, hafif generalize olguların %80inde, oküler formların %50sinde
saptanır. Ayrıca çizgili kas elemanlarına karşı antikorlar ve diğer dokulara
karşı antikorlar saptanabilir.Çizgili kas antikorları timomalı olguların %84
ünde pozitiftir. Seronegatif MG lilerin bir kısmında ise anti Musk antikorları
saptanır. Bu antikorların patogenezde rolü ve anlamı bilinmemektedir.
-Otoimmun myastenia gravis, patogenezi çok iyi bilinen bir hastalıktır ve
insanda antikor aracılı otoimmun hastalıklar için iyi bir model olarak kabul
edilmektedir.Eksperimental otoimmun myasteni gravis (EMG) ile büyük benzerlikler
gösterir.Otoimmun atağın hedefi postsinaptik membranda lokalize AchRdir AchR,
ligand kapılı iyon kanalı olarak görev yapan bir transmembran protendir.Anti
AchR CD+4 Thelper hemde B hücreler immun olaya aracılık etmekle birlikte immun
yanıtın effektör fazında anti-AchR antikorları rol oynar. NMBde atak birincil
olarak AchRnın ekstraselluler parçanına (alfa subunit) karşıdır. Burası ana
immunogenik bölge (main immunogenicregion=MIR) olarak kabul edilen a67-a76
bölgesidir. AchR antikorları hedefe bağlanır, nöromusküler geçişi bozar ve
klinik tabloya yol açar.Myastenia graviste antikor aracılı zedelenme değişik
mekanizmalarla oluşabilir.
1- AchR fonksiyonun blokajı. Bu güçlü bir mekanizma olarak öne sürülmekle
birlikte bu tür etkiye sahip antikorlar çok az miktardadır ve olasılıkla önemsiz
bir rol oynar.
2- Postsinaptik membranda AchR sayısında azalma (Tek bir çift bağlı antikor
tarafından komşu AchR molekülünün çapraz bağlanması ile tetiklenen antigenik
modulayon). Böyle çapraz bağlanmalar, intrensekmembran proteinin ortadan
kaldırılması için gerekli fizyolojik mekanizmaların artışı ile sonuçlanır. AchR
turnoveri artar ve membran AchR konsantrasyonu azalır. Bu mekanizmanın
olasılıkla minor rol oynadığı varsayılır.
3- AchR antikorları postsinaptik membranda AchRnın aktivasyonunu azaltarak son
plak morfolojisini degiştirir. Bu destrüktif değişiklikler birincil olarak
kompleman kaskadının aktivasyonu aracılığı ile olur.
MGde hem kompleman aktivasyonun son ürünleri olan membran atak kompleksi hem de
makrofajları olay bölgesine çeken kemotaksik ürünler son plak bölgesinde
gösterilmiştir.
Myastenia Gravisde başlangıç ya da tetikleyen etmenler bilinmemektedir. Çoğu
olguda timik patolojilerin varlığı otoantikor oluşumunda timusun rolüne işaret
etmektedir. Timusun miyoid hücreler olarak bilinen epitel hücreleri, AchR
ekspresse ederler. Timus AchR antikoru ürünleyen AchR spesifik B hücreler için
germinal merkezler içerir. Timik anormallik self AchR komponentlerinin tanınması
ve immun yanıtın afferent kolunun oluşturulmasında önemlidir.
Komplamanı aktive eden AchR antikorları hastalığın gelişiminde kritik önemdedir.
Kas fonksiyonun antikor bağımlı bozulması farklı mekanizmalar sonucu oluşmuştur.
AchR spesifik CD4 + T helper hücreler MG patogenezinde kritik rol
oynar.Hastalık tablosu sürdükçe CD4+ sensitizasyon AchR'nün diğer parçalarına da
yayılarak immun kaskadın genişlemesine neden olur.
-
GUİLLAIN-BARRE-STROHL=GBS Sendromu
(Akut ınflamatuar Demyelinizan Poliradikulopati=AIDP)
Akut, assendan, simetrik proksimal ya da distal kas güçsüzlüğü, ağrı,
uyuşma ve parestezilerle karakterize bir tablodur. Sıklığı 1-4 / 100.000 dir.
Erkeklerde görece daha sıktır. Fasiyal sinirler sıklıkla, bulber ve okulermotor
sinirler daha az sıklıkla etkilenir. %25 olguda solunum kasları tutulmuştur.
İleus, sfınkter kusuru, taşikardı, hipertansiyon aritmi ve postural hipotansiyon
gibi otonom tutuluş belirtileri görülür. Tablo genellikle 2. haftada peak yapar
ancak 4. haftaya dek progresyon gösteren olgular vardır. Düzelme değişken bir
fazından sonra proksimalden distale doğru ilerler. Ölüm ve ağır dizabilite %20
ye ulaşır.Miyelinin ya da akson tutuluşuna ya da motor, duysal ve otonom lifleri
tutuluşuna göre farklı klinik tablolar oluşturur. Beyin-omurilik sıvısında
albumino sitolojik dissosiyasyon, EMG de demyelinizan ya da aksonal PNP tanı
koydurucudur.
Patolojiye göre yapılan sınıflandırmalarda beş ayrı tablo ortaya çıkar.
I-AIDP (Akut İnflamatuar Demiyelinizan
Poliradikulopati)= GBS (% 25 GM1 antikorları)
II-AMSAN (Akut Motor ve Duysal Aksonal
polinöropati)
III-AMAN (Akut Motor Aksonal Nöropati) (Gd1a ve
GalNac Gd 1a antikor)
IV-Akut Sensoriyal Nöropati
V- Akut Pandisotonomi
Fisher sendromu (Ataksi, arefleksi, oftalmopleji) ve orofaringeal tutuluşlu
varyantları vardır.
GBS genellikle postinfeksiyoz gelişir. Campylobacter
jejuni
(%64-66), mycoplasmap neumonia
(%1-5), haemophilus
influenza (%2-20) enfeksiyonlarını
izleyerek ortaya çıkar.
Patolojik olarak, GBSunda fokal ya da yaygın demiyelinizasyon, hücresel
infıltrasyon, aksonal degenerasyon vardır. Demyelinizasyon primer olarak Ranvıer
nodüllerindedir ve makrofajların miyelini zedelediği görülür.
GBS organ spesifik otoimmun bir hastalıktır. Otoreaktif T hücre ve
otoantikorlarla oluşur. Periferik sinirlerde inflamatuar infiltratlarin
gösterilmesi ve eksperimental allerjik nöritte (EMN) nöritogenik T
lenfositlerin kritik patogenik rolü, GBS patogenezinde hücresel immun bozukluğun
anahtar rol oynadığı gösterir. Sistemik T hücre aktivasyonu, GBS lu hastalarda
serumda IL2 R ekspresyonun artışı ile gösterilmiştir. İmmun sistemin
aktivasyonun diğer kanıtları proinflamotuar sitokinlerin (IFN gamma ve TNF
alfa) artışıdır. Aberan T hücre yanıtlarını başlatan ya da artıran sinir
antigenlerini belirleme çabaları henüz kesinlik kazanmamıştır. Periferik sinirde
inflamatuar yanıtı oluşturan aktif T lenfositler, kan-sinir bariyerini adezyon
molekülleri ve matriks metaloproteinazlar aracılığı ile geçerler. Periferik
sinir içinde T lenfositler, differensiyasyon ve proliferasyon molekülleri
(IL4,IL5,IL6) ürünleyerek B lenfositleri antikor ürünlemek için uyarırlar. TH1
lenfositler makrofajları uyararak toksik moleküller ürünlerler ve bazı T
hücreler sitotoksik Schwann hücre zedelenmesinden sorumludur. .Bazı T hücre alt
grupları, antinflamatuar sitokinler ya da apoptozu indukleyerek akut inflamatuar
süreci sınırlar. Makrofajlar antijen sunan hücre rolü oynama görevi dışında
proinflamatuar sitokinler ve aktif aracı moleküller ürünleyerek yada fagositoz
yaparak immun olayda çok aktif rol oynarlar.
GBS ünde plazmaferez ve IVIg ile alınan başarılı sonuçlar, direkt periferik
sinire ya da miyeline yönelik antıkorların varlığı, Ig ve kompleman
depositlerinin gösterilmesi, hastalığın akut fazı bitiminde antikor
titrasyonunun düşmesi sıvısal immun moleküllerin önemini vurgular. GBSinde en
sık saptanan antigangliozid antikor GMıe karşıdır. Camplylobacter jejuni
enfeksiyonları ardından gelişen tablolarda bu antikor ile güçlü bir birliktelik
vardır. Ancak tüm çabalara karşı antigangliozid antikorların karakteristik
paterni ve anlamı net olarak anlaşılmamıştır. Aksonal formlar, GMı, Gd1a, GalNac
Gd1a antikorları ile eşlik eder. Çinde yaz aylarında ortaya çıkan epidemilerde
Gd1a antikorları ile güçlü birliktelik saptanmıştır. Miller-Fisher varyantında
belirlenen değişmez antikor GQ lb antikordur. İnsan sinir sistemin farklı
bölgelerindeki glikolipidlerin otoantikorlarla eşlik eden hastalıkların
patofizyolojisinde önemli rol oynadığı varsayılmaktadır.
Polimiyozit (PM), dermatomiyozit (DM) ve İnkluzyon Cisimcikli Miyozit (IBM)
inflamatuar miyopatilerin en iyi bilinen üç formudur. DM ve PM proksimal
simetrik güçsüzlük gösterir. IBM de güçsüzlük sıklıkla asımetrik ve distaldir.
Her üç formda da hastalığın geç dönemlerin solunum, faringeal ve boyun kasları
tutulur. %50den fazla olgu kas ağrısı ve artraljiden yakınır. Öykü, klinik
bulgular artmış serum enzimleri, EMG bulguları ve kas histolojisi tanıyı doğrur.
PM ve DM herhangi bir yaşta görülebilirken, IBM genellikle 50 yaştan sonra
görülür. K/E oranı DM ve PM de 2:1, IBM de 1:3 dür. Atrofi, IBM de daha
belirgindir.
PM de perimisiyal ve endomisyal inflamatuar infiltratlar, CD8+T hücrelerdir
ve kas liflerini sarar ve invaze ederler. Bazı PM olgularında egemen hücre
gamma-delta T lenfositlerdir. Tüm etkilenen kaslar ve etkilenmeyen kasların
bazıları MHC-sınıf I yüzey reaktivitesi gösterirler. Daha sonra CD8+T hücreler
yanında makrofajlarda bazal leminada saptanır ve fokal olarak lifler yer
değiştirir. PMde perivasküler ve perifasiküler infitratlar; B hücre,
makrofajlar ve CD4 + T hücrelerdir. Küçük kan damarlarında immun komplekslerin
ve C5b9 (Membran atak kompleksinin) bulunuşu, humoral immun efektör,
mekanizmaların rolünü işaret eder. DMde perifasiküler atrofi, infiltrasyon
bulunmasa bile tanısal özelliktedir.
IBMde sitoplazma ve nukleusda eozinofilik inklüzyonlar bulunur. Irregüler
rimmed vakuoller kas liflerinin %2-70inde bulunur. Endomisiyal infiltratlar
CD8+T hücrelerdir. Alzheimerde görülen protein birikimleri (B-amyloid prion
protein) görülebilir. PM ve IBM de otoinvaziv T hücreler kas hücrelerini hedef
alan perforin ekspresse ederler. Perforin-bağımlı hücre ölümüne ek olarak,
sitotoksik T hücreler ligand aracılı mekanizmalarla ölüme yol açabilir. Bununla
birlikte inflamatuar miyopatilerde kasta apopitozun rolüne ilişkin kesin
kanıtlar gösterilmemiştir.
KAYNAKLAR:
Engel G A.Myastenia gravis and myasthenic syndromes.Neurological
therapeutics.Principles and Practice.Ed in Chief John H Noseworthy.Vol
I.Chapter:216,Martin Dunitz,NewYork,2003,pp:2372-2396
2-Hughes RAC,Combath DR. Acute Inflamatory Demyelinating
Polyradiculo-neuropathy,Acute Motor Axonal Neuropathy.Neurological therapeutics.
Principles and Practice. Ed in Chief John H Noseworthy Vol: I, chapter.192 .
Martin Dunitz,New York 2003 pp:2041-2048
3-Mastaglia FL, Philips BA. Zilko PJ.İnflammatory myopathies.Neurological
therapeutics. Principles and Practice. Ed in Chief John H Noseworthy.Vol:
I,Chapter: 223,Martin Dunitz,NewYork,2003.pp:2328-2341
|