İMMÜN SPESİFİK AJAN ve
NÜTRİSYON
Doç. Dr Melek SAKARYA
Yoğun bakım
hastalarında çoklu organ yetmezliği ve enfeksiyon gelişiminde enteral
beslenmenin olumlu etkileri üzerine özel besin öğeleri ile zenginleştirilmiş
içerikli ürünlerin kullanımı gündeme gelmiştir. İmmün ve inflamatuar yanıtların
düzenlenmesini içeren bu yaklaşım immünonütrisyon olarak bilinir(1,2).
İmmünonütrisyondan beklediğimiz ilk amaç başlangıçtaki
inflamatuar yanıtı ve ilişkili olduğu doku hasarını azaltmak; ve enfeksiyonları
önlemektir. Diğer bir amaç ise gelişmiş olan enfeksiyonlarda iyileşme ve
derlenmeyi sağlayabilecek optimal bir immün ve inflamatuar yanıt oluşturabilmek,
sağ kalımı arttırmaktır(3). Bu amaçlara ulaşımı sağlayabileceği düşünülen
glutamin, arginin nükleotid ve omega 3 yağ asitleri tek veya karışım şeklinde
ürünlere ilave edilmiştir.
Glutamin:
Non-esansiyel aminoasit olan glutamin
gastrointestinal sistemde mukozal koruma ve immün fonksiyondaki rolü nedeniyle
son zamanlarda oldukça önemli hale gelmiştir. Glutamin sistemik dolaşıma büyük
oranda iskelet kasından sentez edilip salınır. İntrasellüler glutamat organlar
arası nitrojen ve karbon taşıyıcısı olarak rol alır. Önemli bir enerji
kaynağıdır ve protein sentezi ve hücresel koruyucu sistemler için gereklidir.
Major antioksidan glutatyon sentezi için prekürsördür. Glutamat enterositler ve
barsaktaki lenfoid dokular tarafından primer besin öğesi olarak kullanılır.
Yoğun bakım hastalarında sentezin ihtiyacı karşılayamadığı göreceli bir
yetmezlik gösterilmiştir(2). Parenteral beslenmede glutamin desteğinin kritik
hastalarda mortaliteyi; enteral glutamin desteğinin düşük doğum ağırlıklı
infantlarda sepsis oranını; politravmalı hastalarda enfeksiyon insidansını
azalttığı gösterilmiştir(4,5).
Arginin:
Glutamin gibi arginin de non-esansiyel aminoasit
olarak sınıflanır. Kritik olgularda büyüme hormonu, prolaktin, insülin benzeri
büyüme faktörü, glukagon, somatostatin ve noradrenalin salınımını arttırmak da
dahil olmak üzere birçok önemli etkileri olan arginin esansiyel hale gelir.
Deneysel ve klinik çalışmalarda diyete arginin ilavesinin yara iyileşmesini ve
immün yanıtı arttırdığı; pozitif nitrojen dengesi sağladığı
gösterilmiştir(1,2,3,5). Yakın zamanlarda yayınlanan bir sistematik derlemede
argininin mekanik olarak ventile edilen sepsisli hastalarda potansiyel zararlı
etkileri olabileceğinden söz edilmiştir(6).
Omega-3 Yağ
Asitleri (OM3): Bu immünonutrient sıklıkla balık yağı
olarak verilen eikosapentanoik asit ve dokosahegzanoik asit formunda bulunan
bileşiktir. Omega 6 yağ asitlerinin (OM6) tersine OM3 prostoglandin yapımını ve
lökotrien dengesini değiştirir. Kapsamlı olarak, OM3 kaynaklı mediyatörler daha
az inflamatuar ve immünosupresiftir. Beslenmeye balık veya kanola yağı
eklenmesi, OM3den zenginleştirilmiş olması nedeniyle travma hastalarında
pozitif bir etki oluşturmuştur (2,7).
Nükleotidler:
Nükleotidler uyarı iletimi, enzim aktivitesinin
düzenlenmesi, glikojen ve fosfolipid sentezi, barsak mukoza bütünlüğünün devamı,
doku onarımı ve hücre yenilenmesi gibi pek çok hayati fonksiyonda yer
alırlar(2,5). Hayvan modellerinde RNA nükleotid içermeyen beslenmenin T hücre
yanıtında ve interlökin 2 üretiminde azalmaya neden olduğu gösterilmiştir.
Candida ile deneysel sepsis oluşturulmuş modelde RNA nükleotidi eklenmesinin sağ
kalımı iyileştirdiği bildirilmiştir (2,7).
İmmünonutrientlerle Klinik
Deneyimler
İmmünonütrisyon
ile ilgili ilk klinik deneyimler 1990ların başına aittir (8). Bu çalışmada 50
yetişkin ve pediyatrik yanıklı hastaya körlemesine rastgele olarak 3 farklı
enteral ürün uygulanmıştır. 2 ürün yanıklı hastaların nutrisyonu için
kullanılan, yüksek protein içerikli ticari üründür. Üçüncü ürün yüksek protein,
düşük yağ içerikli ve OM3, arginin, sistein, histidin, vitamin A, C ve çinkodan
zenginleştirilmiş bir üründür. Üçüncü ürünle yapılan beslenmeyle yara
infeksiyonu ve yatış süresinde azalma bildirilmiştir.
Bu güne dek
immünonütrisyon konusunda yapılmış randomize, kontrollü, prospektif çalışmaları
irdeleyen 5 meta analiz yayınlanmıştır.
İlk meta-analiz
Heys ve ark. (9) tarafından ciddi hastalığı veya kanseri olan 1009 hastanın bir
araya getirildiği 11 prospektif , randomize çalışma verilerini içermekte ve
major enfeksiyöz komplikasyonları, tek başına nozokomiyal pnömoniyi (immün
fonksiyondaki değişimin olası göstergesi olarak) ve mortalitedeki sonuçları
sırasıyla değerlendirmişlerdir. İmmünonütrisyon grubunda major enfeksiyoz
komplikasyonlarda belirgin derece azalma görülmüş ancak nozokomiyal pnömonide
bir azalma saptanmamıştır. Hastanede kalış süresinde bir azalma olurken,
mortalitede belirgin farklılık bulunmamıştır.
Daha ciddi ve
daha büyük bir grubun kullanıldığı diğer meta-analizde (10) mortalitede bir
azalma yokken, immünonütrisyon grubunda infeksiyon oranlarında, ventilatör
gününde ve hastane kalış süresinde belirgin azalmalar tespit edilmiştir.
Heylandın(11)
22 randomize çalışmada 2419 hastayı incelediği meta analizde de öncekilere
benzer şekilde OM3, arginin ve nükleotid ilavesi ile yapılan beslenmede
enfeksiyon oranında ve hastanede kalış süresinde azalma olduğu bildirilmiştir.
Ancak bazı seçilmiş alt gruplarda immünnütrisyonun mortaliteyi artırabileceği
hipotezi ileri sürülmüştür. Aynı araştırmacılar daha sonraki sistematik
derlemelerinde sepsisli hastalarda immünnütrisyonun mortaliteyi arttırdığını
ileri sürmüşlerdir(6).
2003 yılında
yayınlanan başka bir sistematik derlemede(6,12) immünonütrisyon ile enfeksiyon
oranında azalma, abdominal abse, nozokomiyal enfeksiyon ve bakteriyemi
insidansında azalma, mekanik ventilasyon, YBÜ ve hastanede kalış süresinde
kısalma olduğu saptanmıştır. Seçilmiş gruplarda mortalite üzerine etkisi
gösterilememiştir.
SONUÇ
Doku hasarı ve
infeksiyona karşı oluşan inflamatuar yanıtın düzenlenmesi son 20 yılda YBÜnde
sağaltımın ana hedeflerinden biri haline gelmiştir. Şu an elimizdeki tutarlı
bulgu, bir araya getirilen 2500den fazla hastanın incelenmesi ile,
immünonütrisyonun yararlı olmaya çok yakın olduğudur. YBÜnde immünonütrisyon
uygulanmalı mı? sorusunun kesin yanıtı iyi planlanmış çalışmalarla doğru madde
ve/veya karışımın özellikle doz, zamanlama, uygulama süresi yönünden incelenmesi
ile verilebilir.
Kaynaklar
1.
Standen J, Bihari D. Immunonutrition: an update. Curr Opin Crit Care
2000;3:149-57
2.
Wyncoll D, Beale R. Immunologically enhanced enteral nutrition: current
status. Curr Opin Crit Care 2001;7:128-32.
3.
Griffiths RD. Specialized nutrition support in critically ill patients.
Curr Opin Crit Care 2003;9:249-259
4.
Griffiths RD, Jones C, Palmer TEA. Six-month outcome of critically ill
patients given glutamine supplemented parenteral nutrition. Nutrition 1997;
13:295-302
5.
Alvarez W. Finding a place for immunonütrition. Nutrition Reviews 2003;
61:214.
6.
Heyland DK, Dhaliwal R, Drover JW, et al. Canadian clinical practice
guidelines for nutrition support in mechanically ventilated, critically ill
adult patients. JPEN 2003; 27: 355.
7.
Sacks GS, Genton L, Kudsk KA. Controversy of immünonutrition for surgical
critical- illness patients. Curr Opin Crit Care 2003;9:300-5
8.
Gottschlich MM, Jenkins M, Warden GD, et al. Differential effects of
three enteral dietary regimens on selected variables in burn patients. JPEN J
Parenter Enteral Nutr 1990, 14:225236
9.
Heys SD, Walker LG, Smith I, et al. Enteral nutritional supplementation
with key nutrients in patients with critical illness and cancer: a meta-analysis
of randomized controlled clinical trials. Ann Surg 1999, 229:467477
10.
Beale RJ, Bryg DJ, Bihari DJ. Immunonutrition in the critically ill: a
systematic review of clinical outcome. Crit Care Med 1999, 27:27992805
11.
Heyland DK, Novak F, Drover JW, et al. Should immunonutrition become routine in
the critically ill patients? A systematic review of the evidence. JAMA 2001; 25:
S1-S63.
Montejo JC, Zarazaga A, Martinez JL, et al. Immunonutrition in the intensive
care unit. A systematic review and consensus statement. Clinical Nutrition 2003;
22: 221-233.
|